Adet Ağrısı

0
58

TANIM: Adet olmadan hemen önce ya da adet sırasında oluşan ağrılı kramplara verilen isimdir. Primer ve sekonder, yani birincil ve ikincil adet ağrıları olabilir. Birincil adet ağrısı her kadının yaşadığı, normal olan ağrıdır. İlk adetten bir iki sene sonra başlar, karnın alt kısmında ya da sırtta hissedilir. Ağrının şiddeti az da olabilir, çok da olabilir. Genellikle adetten birkaç gün önce başlar ve adetin ilk iki, üç gününden sonra son bulurlar. Kadın yaşlandıkça ortadan kalkabilir, ilk doğumdan sonra tamamen yok olabilirler. İkincil adet ağrıları ise bir kadının üreme organlarına bağlı bozukluklardan dolayı olurlar. Adetten daha önce başlar ve adet boyunca da birincil ağrılara kıyasla daha uzun sürerler.

SEBEPLER: Normal bir adet ağrısının sebebi kadın rahmindeki kasların kasılmasıdır. Rahimde olası bir gebeliği taşımak için üç hafta boyunca oluşan ortam adet olma döneminde sökülür, damarlar kanar ve buna bağlı olarak rahmin bir kısmı eskisi kadar oksijen alamaz. Bunun sonucunda hafif ya da şiddetli bir ağrı oluşur. Bu döngü birincil adet adet ağrılarının da açıklaması olmakla beraber normaldir. İkincil adet ağrılarında rahimdeki anormalliklere bağlı ağrılar oluşur. Bu anormallikler:

– Endometriozis; normalde rahimde olması gereken hücrelerin farklı dokulara gidip oralarda çoğalması.

– Myomlar; düz kas hücrelerinin oluşturduğu, kanser olmayan kitleler.

– Bakır ile yapılmış rahim içi aletler

– Pelvik inflamatuar hastalık; bakterilerin vajinadan yukarı ilerleyip rahme, fallop tüplerine, yumurtalıklara giderek enfeksiyon oluşturması.

– Premenstruel sendrom; halk arasında PMS olarak da bilinen, adetten bir iki gün önce başlayıp adetin ilk üç günü devam eden semptomlar silsilesi.

– Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar; HPV, klamidya, gonore, sifiliz,herpes, trikomonas, HIV gibi..

– Stres ve kaygı

SEMPTOMLAR: Karın bölgesinde ağrıyla beraber kramplar, bası hissi, kalçalarda, iç bacaklarda ve belin alt kısımlarında ağrı. İshal benzeri dışkılama ve mide ağrısı/bulantısı da bu semptomlara eşlik edebilir.

TEDAVİ: Ağrılı adet tedavisinde ilaçtan çok alınacak önlemler daha yararlıdır. Hastanın kendi başına deneyebileceği birkaç yöntem:

– Adet ağrısı çeken kadın beline kendisini sıcak tutmasını sağlayacak bir şey bağlayabilir. Eğer sıcak su torbası ve benzeri ürünler kullanılacaksa asla bunlarla beraber uyuyakalmamalıdır.

– Parmak uçlarıyla karnın alt bölgesine masajlar yapılabilir.

– Sıcak içecekler içilebilir.

– Hafif ve sık yemek yenebilir.

– Yatakta ayaklar yukarı kaldırılarak ya da karna çekilerek yatılabilir.

– Meditasyon ve yoga gibi rahatlatıcı egzersizler denenebilir.

– Sıcak su ile banyo denenebilir.

– Düzenli yürüyüşler adet ağrılarını azaltabilir.

– Obez hastalarda daha çok adet ağrısı olacağından kilo vermek işe yarayabilir.

Eğer ağrı başa çıkılamayacak kadar fazla ise aspirin gibi anti-inflamatuar ağrı kesicilere başvurulabilir. Adet dönemi başlamadan alınıp ağrıların genellikle sürdüğü güne kadar her gün bir tane ağrı kesici işe yarayabilir. Ayrıca vitamin B6, kalsiyum ve magnezyum preparatları da ağrıyı kesmeye yardımcı olabilir. Çok artmış ve kötü kokulu kanama, adet ile birlikte ateş ve bir haftadan uzun süren kanamalarda bir hekime başvurmak gereklidir. Verilen tedaviler ağrıyı üç aydan fazladır azaltmıyorsa, rahim içi araç yerleştirilmesinden sonra başlayan ve üç aydır hala geçmeyen bir ağrı varsa, adet kanamasıyla beraber kan pıhtıları da geliyorsa, ağrılar adetten çok önce başlayıp adetten çok sonra da devam ediyorsa yine bir sağlık çalışanına muayene olmakta fayda vardır.

KORUNMA: Ağrılı adet, özellikle de birincil formu her kadının başına gelebilir. Bu durumdan korunmak için adet sırasında sigara ve alkol azaltılmalı, kafein içerek yiyecek ve içecekler kısıtlanmalı, gerekli olduğunda dinlenilmeli, karın bölgesi sıcak tutulmalı ve gerekli görüldüğünde ağrının artmaması için aspirin benzeri ilaçlar alınmalıdır. Haftalık rutinde fiziksel egzersiz yapan kadınların adet ağrılarında belirgin bir azalma görülmüştür. Eğer ağrı çeken kadın tampon kullanıyor ve onun üzerine ateş, kusma, ishal, baş dönmesi ve vücutta kızarıklıklarla karşılaşıyorsa toksik şok sendromundan korunmak amacıyla derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: