Agorafobi

0
14

Tanım

Agorafobi, bir anksiyete bozukluğudur. Bu kişiler bazı durumlarda ve ortamlar bulunmaktan kaçınırlar. Belirli ortamlarda kişiler sıkışmış, çaresiz ve utanç hissederler. Bu ortam ve durumlar arasında toplu taşıma, büyük ve açık alanlar (örneğin otoparklar, köprüler) veya kapalı alanlarda (örneğin mağazalar, sinema salonları) bulunma, sırada bekleme veya kalabalık bir ortamda bulunma sayılabilir. Anksiyete oluşmasının sebebi, kişilerin panik yaşamaları halinde bu tarz ortamlarda yardım alamayacaklarından korkmalarıdır. Genelde insanlarda agorafobi gelişimi bir veya daha fazla panik atak tecrübesinden sonra oluşur. Yani agorafobi, panik atağın bir komplikasyonu olarak oluşur. Bir başka atak geçirmekten korkarlar ve bu atağın gerçekleştiği yerden uzak durmaya çalışırlar. Topluma açık ve özellikle kalabalık alanlarda bu kişiler kendilerini güvende hissetmezler. Halka açık yerlere giderlerken yanlarında tanıdıkları birinin, örneğin bir akraba veya arkadaşlarının bulunmasına ihtiyaç duyarlar. Bazı hastalarda korku o kadar ileri derecededir ki kişiler evden çıkamazlar. Agorafobi tedavisi güç bir tedavidir çünkü bu tedavi hastaların korkularıyla mücadele etmelerini gerektirir. Konuşma terapisi (psikoterapi) ve ilaçlar ile agorafobi yenilebilir ve hastalar daha keyifli bir yaşam sürebilirler.

Semptomlar

Karakteristik agorafobi semptomları arasında şunlar sayılabilir: Herhangi bir durumda yalnız kalma korkusu, kalabalık ortamda bulunma korkusu, halka açık bir yerde kontrolü kaybetme korkusu, çıkması zor olan bir yerde bulunma korkusu (örneğin asansör veya tren), evden çıkamama, evden sadece birileri ile birlikte çıkabilme, kişilere aşırı bağımlılık ve çaresiz hissetme.

Bu karakteristik semptomlara eşlik edebilecek bir takım panik atak semptomları da şu şekilde belirtilebilir: Artmış kalp atım hızı, aşırı terleme, nefes almakta zorluk, titreme, hissizlik, göğüs ağrısı, göğüs sıkışması, baş dönmesi, uyuşukluk, aniden kızarma, aniden üşüme, rahatsız mide, ishal, kontrolü kaybetme hissi ve ölüm korkusu.

Bazı kişilerde agorafobiye panik bozukluk eşlik eder. Panik bozukluk, bir çeşit anksiyete bozukluğudur. Kişiler, aniden gelen ve bir tepe noktasına ulaşan, aşırı korku hakimiyetinde geçen panik ataklar sırasında kalp krizi geçirdiklerini hatta ölmek üzere olduklarını düşünebilirler. Bu tarz bir ataktan sonra kişiler, aynı korkunç hissi bir daha yaşamamak için, bu olayın gerçekleştiği mekana benzer mekanlarda ve ortamlarda bulunmak istemezler.

Agorafobi, kişilerin sosyal hayatlarını, iş hayatlarını, önemli etkinliklere katılımlarını ve günlük aktivitelerini engelliyor ise, doktora başvurmaları önerilir.

Sebepler ve Risk Faktörleri

Agorafobi genelde 35 yaş öncesinde başlar. Ancak daha yaşlı yetişkinlerde de gelişebilir. Agorafobi kadınlarda, erkeklerden daha sıktır. Panik bozukluğun yanı sıra, diğer çeşitli fobilere sahip olmak da risk faktörleri arasındadır. Bunun haricinde diğer risk faktörleri şöyle sıralanabilir: Gergin ve kaygılı yapı, sıkıntılı yaşam şartları, ciddi sıkıntı yaratmış kötü tecrübeler (örneğin taciz, bir ebeveynin saldırıya uğraması veya ölümü), ailede agorafobili birey bulunması, madde kullanımına bağlı (benzodiazepinler gibi bazı sakinleştirici ve uyku ilaçlarının agorafobi başlangıcıyla bağlantılı olduğu tespit edilmiştir).

Komplikasyonlar

Agorafobi günlük aktiviteleri önemli derecede kısıtlayabilir. Kişileri depresyona sürükleyebilir, diğer zihinsel bozukluklara yol açabilir ve sonradan başka fobilerin gelişimine zemin hazırlayabilir. Hastalar korku, suçluluk, çaresizlik, izolasyon ve yalnızlık gibi durumlarla baş etmek için alkol veya madde kullanımına başlayabilirler.

Tedavi

Tedavi seçenekleri arasında terapi, ilaç tedavisi ve bu ikisinin birleştirilmesi vardır. Ayrıca kişinin evde yapabileceği, kendini daha iyi hissetmesini sağlayabilecek bazı şeyler vardır. Rahatlama ve nefes egzersizleri ile kişilere kendilerini nasıl daha rahat hissetmelerini sağlayacakları öğretilebilir. Korkularını nasıl geçirebilecekleri anlatılabilir. İlaç tedavisi olarak antidepresanlar ve anti-anksiyete ilaçları tercih edilir. Doz artırımı yoluyla hastanın kendini iyi hissettiği doz saptanır ve ilaç dozu sabitlenir. İlaçlar, serotonin düzeylerini etkilemeleriyle işe yararlar. Serotonin miktarlarını yükselten bazı ilaçlar arasında Celexa, Effexor, Zoloft, Lexapro ve Prozac bulunmaktadır. İlaç tedavisi 6 ay ile 1 yıl arasında süren bir tedavidir. Hasta kendini daha iyi hissetmeye başladığında ve semptomlar görülmemeye başladığında ilaç dozu doktor tarafından azaltılabilir veya ilaç tedavisi kesilebilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: