Antisosyal Kişilik Bozukluğu

0
117

Tanım

Antisosyal kişilik bozukluğu bir çeşit kronik zihinsel hastalıktır. Kişinin düşünme, olayları algılama ve insanlar ilişki kurma yetileri bozulmuştur. Bu bozukluğa sahip kişiler, diğer insanların haklarını, isteklerini ve duygularını önemsemezler. Bu kişiler diğer insanlarla sürekli çatışırlar. Etrafındakilere zalimce, duygusuzca ve umursamazca davranırlar. Genelde yasaları çiğnerler ve başları belaya girer. Ancak pişmanlık veya vicdan azabı duymazlar. Yalan söyleyebilirler, şiddet içerikli davranışlar sergileyebilirler ve düşüncesiz eylemlerde bulunabilirler. Bu karakteristik özellikler ile antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler; ailevi, iş veya okul sorumluluklarını yerine getiremezler.

Bulgu ve Belirtiler

Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler bazı bulgu ve belirtiler yardımıyla tanı alabilirler. Semptomlar şu şekilde sıralanabilir:

Doğruyu ve yanlışı reddetme,

Sürekli yalan söyleme, insanları aldatma, istismar etme,

Sırf kendi kişisel tatminleri için veya çıkarları için insanları zekasıyla ve cazibesiyle aldatma,

Aşırı egosentrik olma (ben merkezci), kendini üstün görme, teşhircilik,

Kanunlarla çatışma halinde olma,

Korkutarak, sahtekarlıkla ve kendini yanlış tanıtarak diğer insanların haklarını çiğnemek,

Çocuk istismarı, çocuk ihmali,

Düşmanlık, sinirlilik, ajitasyon, düşüncesizlik, saldırgan tavır ve şiddet,

Empati yoksunluğu, başkalarına zarar vermekten vicdan azabı duymama,

Gereksiz riskli davranışlar sergileme veya tehlikeli eylemlerde bulunma,

Zayıf, sağlıksız ve kötü ilişkilere sahip olma,

İş hayatında sorumsuz tutum,

Davranışlarının kötü sonuçlarını algılayamama ve öğrenememe.

Antisosyal kişilik bozukluğu bulgu ve belirtileri çocuklukta başlayabilir. Kişilerin 20li ve 30lu yaşlarında bu kişilik bozukluğu iyice belirgin hale gelir. Çocuklarda erken dönem bulgu ve belirtileri arasında; hayvanlara zarar verme, düşüncesizlik, sinir krizleri, sosyal izolasyon ve düşük okul başarısı bulunmaktadır. Hayat boyu devam eden bir bozukluk olarak kabul edilmesine rağmen bazı semptomlar (örneğin suça eğilim, alkol ve uyuşturucu kullanımı) zamanla azalabilir. Ancak belirtilen davranışlardaki bu düşüşün kesin sebebi bilinmemektedir. Yaşlanmaya bağlı veya antisosyal hareketlerin doğurduğu sonuçların farkına varma, farkındalığın artması gibi sebepler üzerine yoğunlaşılmaktadır.

Sebepler

Kişilik denen olgu; duyguların, düşüncelerin ve davranışların birleşiminden oluşur ve bir insanı özel kılar. İnsanların kendilerini, çevrelerini, dünyayı ve etraflarındaki insanları algılama şekli, kişiliktir. Kişilik çocukluk çağında oluşur ve bir takım etkenlerle şekillenir. Etkenler arasında genetik ve çevresel faktörler bulunmaktadır. Genetik faktörler kişiye ebeveynlerinden aktarılır. Mizaç ve huylar diye tabir edilen bazı özelliklerin genetik geçiş gösterdiği bilinmektedir. Çevresel faktörler arasında ise kişinin büyüdüğü ortam, yaşadığı olaylar, aile bireyleri ve diğer insanlarla ilişkiler vardır.

Kişilik bozukluklarının bu gibi genetik ve çevresel faktörlerin etkisinde ortaya çıkmakta oldukları düşünülmektedir. Bazı kişilerde, onları antisosyal kişilik bozukluğuna savunmasız bırakan genetik özellikler bulunabilir. Ayrıca, kişinin başından geçen bir olay, bu etkiyi yaratarak antisosyal kişilik bozukluğuna zemin hazırlayabilir. Erken dönemde özellikle çocuklarda empati kurma yeteneğinin olmaması, diğer insanların bakış açılarını ve sorunlarını algılayamama gibi problemler ileride antisosyal kişilik bozukluğu başlangıcına işaret edebilir. Bu gibi durumların erken tanınması ile uzun vadede ortaya çıkabilecek bozukluklar engellenebilir.

Tedavi

Antisosyal kişilik bozukluğunun tedavisi çok zordur. Tedavide psikoterapi ve ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca aile bireylerinin de tedaviye katılması gerekmektedir. Psikoterapi sadece hasta ile birlikte, bir hasta grubu ile birlikte veya aile bireyleri veya arkadaşlar ile yapılabilir. Ailesinde veya yakınlarından birinde antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler de yardım almalıdırlar. Kişilerin, bu bozukluğa sahip olan yakınlarından ruhsal ve fiziksel olarak nasıl korunacaklarını öğrenmeleri kendileri için faydalı olacaktır. Tedavide kullanılabilecek ilaçlar arasında antidepresanlar, sakinleştiriciler ve antipsikotikler bulunmaktadır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: