Boşanma

0
80

Ne kadar büyük hayallerle atılan bir adım olursa olsun, evlilik her zaman yolunda gitmeyebilir. Kişiler birbirlerine olan toleransı yitirdiklerinde boşanmaya karar verebilirler. Boşanma ya da uzun bir ilişkinin bitmesi hiçbir zaman kolay değildir. Kişiler belirli stratejiler geliştirerek boşanmanın zorluklarının üstesinden gelebilirler. Evden küçük bir eşya bile gitse çok üzülen insanlar, boşanmanın arkasından üzülmekte haksız değildirler. Alışkanlıklar kaybedildiği zaman yerine yenilerini koymak bir iyileşme süreci gerektirir. Kişiler boşanmadan sonra kendilerini bunun normal bir süreç olduğuna dair telkin etmeleri gerekir, nitekim öyledir de. Üzgün, kızgın, bitkin, yorgun hissetmek ve kafa karışıklığı olağan duygulardır. Gelecek kaygısı insanın canını sıkabilir. Kişi eğer sağlıksız bir evliliği sonlandırmışsa asıl o ilişkinin geleceği korkutucu olandır bu yüzden boşanma en doğru karar olmuş olabilir. Psikolojik olarak iyileşme süreci sancılı geçebilir fakat kişinin toparlanıp kendi kendini tanıması ve ne istediğine karar vermesi için biraz ara vermesi önemlidir. Günlük rutini etkileyecek kadar depresif hisseden kişiler psikoterapiyi deneyebilirler. Boşanma gibi büyük değişimlerde insanlar her zaman desteğe ihtiyaç duyar. Bu destek bir psikolojik danışmanlık olabileceği gibi bir arkadaş, akraba desteği de olabilir. Kendini izole etmek ve asosyalliğe bürünmek kişinin stresini arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Tüm duygular olması gerektiği derecede yaşanmalıdır bu yüzden biten evliliğin arkasından yas tutmak önemlidir. Kişi gerektiği kadar üzülmelidir ki daha sonraki ilişkilerinde ve deneyimlerinde gereken duyguları yaşayabilsin. Boşanma sonrası asla kişi duygularıyla savaşmaya çalışmamalı, ne hissediyorsa yaşamalıdır. Hisleri paylaşmak ve konuşmak iyi gelebilir. Yakın arkadaş veya akrabalarla bir araya gelinmeli, paylaşımlardan kaçınılmamalıdır. Kişinin birincil hedefi ileriye doğru yürümektir. Geçmişe takılıp kalmak sadece büyüyen bir pişmanlık yarası açar. Yaş kaç olursa olsun yarın da dahil olmak üzere ilerisi bir gelecektir. Bu geleceği şekillendirmek kişinin kendi elindedir. Geleceğinde mutlu olmayı seçmek, ancak mutlu olmak için çabalamakla mümkündür. Eğer kişi boşanmanın yol açtığı durumu kaldıramıyorsa psikolojik yardım almayı düşünebilir.

Boşanma iki partneri ilgilendirdiği kadar eğer ortada çocuklar varsa onları da ilgilendirir. Dünyaya bir çocuk getirmenin sorumluluğunu almış anne ve baba, boşanma sırasında ve sonrasında da bu sorumluluğu devam ettirmelidir. Bir çocuğun boşanan ailesinden istedikleri aslında basit şeylerdir. İki ebeveynin de çocuğun hayatında kalmaya devam etmesi çok önemlidir. Eğer araya mesafe giriyorsa mektuplaşma, telefonlaşma asla kesilmemelidir. Eğer ebeveynlerden birisi geri çekilir ve çocukla ilgilenmezse çocuk hiç suçu olmayan bir durumun cezasını çeker ve bir boşluğa düşer. Bu daha sonra erişkinlik döneminde çocuğun psikolojik rahatsızlıklar duymasına yol açabilir. Çocuklar ailelerinin kavga ettiğini görmekten nefret ederler. En azından çocukların yanında tartışma olmamalı, çocuklar suçlu hissettirilmemelidir. Boşanan anne ve baba arasında çocuk aracılığıyla mesaj yollanması oldukça sağlıksızdır. Bu sorumluluğu boşanan bireyler paylaşmalı ve direkt iletişime geçmeye çalışmalıdırlar. Çocuğun yanında diğer ebeveyn hakkında kötü konuşulması da çocuğu çok etkiler. Çocuklar anne ya da babalarını seçmek zorunda bırakılmamalı ve diğer taraf hakkında kötü düşüncelere maruz bırakılmamalıdırlar. İki ebeveyn de boşanma sonrasında hayat boyu çocuğun hayatındaki yerini korumalı, en azından bunun için anlaşmaya çalışmalıdırlar. Çocuklar bazen belli etmeseler de çoğu şeyi anlayabilecek kapasitededirler. Bu yüzden kendilerinden gerçekler saklanmamalı, uygun bir şekilde söylenmelidir. Boşanmadan sonra hayatlarında olabilecek muhtemel değişiklikler, ebeveynlerin evleri arasında gidip gelme zamanları çocuğa söylenmeli ve hatta beraber karar verilmelidir. Eğer boşanma sürecinde çocuğun üzerine gidilir ya da çocukla yeterince ilgilenilmezse, çocuk gelecekteki yetişkin hayatında sorunlar yaşayabilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: