Çocuk ve Ergen Psikolojisi

0
61

Ebeveynlerin öğrenmesi gereken belki de en önemli şeylerden birisi çocuklarını anlamaktır. Çocuk gelişimini tamamlarken söz sahibi olmak ancak çocuğun psikolojisini anlamak ile mümkündür. Çocuğun kendine has bir kişiliği olduğunu ve buna saygı duymayı kabul etmek gerekir. Çocuk uyurken, yemek yerken, oyun oynarken çocuğu izlemek önemlidir. Çocuğun yapmaktan hoşlandığı aktivitelerin farkına varmak, değişikliklere uyumunu gözden geçirmek, öğrenme yeteneklerini sorgulamak çok değerlidir. Tüm çocukluk süreci boyunca çocuk ile iletişim kesilmemeli ve daima konuşulmalıdır. Görece daha küçük yaştaki çocukların hislerini anlamak için sözel iletişimden çok mimikler ve tepkiler okunmalıdır. Yine de belirli sorularla size kendilerini açabilirler. Çocukluk çağında en sık karşılaşılan problemlerden birisi çocuğun hayatındaki söz sahipliğinin çizgiden taşmasıdır. Bu durumda çocuk kendini bir birey gibi hissedemez ve ileride özgüven sorunlarıyla mücadele eder. Pozitif bir aile-çocuk ilişkisi çocuğun kendine olan güvenini sarsmadığı gibi ileride çevresine karşı da dürüst ve güvenilir bir insan olmasına yardımcı olur. Küçük yaşlarda devamlı güveni kırılan çocuklar ileride başkalarına güvenmekte problemler yaşayabileceğinden çocukla bir yetişkinle konuşurmuş gibi, doğruları söyleyerek iletişim kurulması daha doğrudur. Yetişkinler farkına varmasa dahi çocuklar çoğunlukla gerçeklerin farkındadırlar. Çocuklar için aileyle vakit geçirmek de çok önemlidir. Aileyle vakit geçirdikleri zamanlarda kendilerini değerli hissederler. Mevcudu çok olan ailelerde çocuğun gelişimi daha iyi etkilendiğinden eğer aile tek çocuklu ise ya da anne-baba ayrı yaşıyor ise akrabalar eve davet edilmeli, çocuğun farklı akrabaları ve yaşıtları ile zaman geçirmesine müsaade edilmelidir. Her çocuk aynı şekilde sosyal yeteneklere sahip olamaz. Bu gibi yetenekleri ailenin de yönlendirmesi ile çocuğa aşılamak, ileride donanımlı ve özgüven sahibi bir birey olmasını sağlar. Bazı durumlarda çocuk ebeveynlerine soğuk olup onları reddedebilir. Ebeveynler çoğu durumda bu sorunu kendi başlarına çözebilseler de bir profesyonel yardımı gerekebilen durumlar da olur.

Ergenlik psikolojisi, çocukluk psikolojisinden daha farklıdır. Ergenlik dönemi 10-20 yaşları arasındaki döneme denir. Ergenliğe geçişi anlatan belli bir durum yoktur. Ergenliğe geçiş, gelişen davranışlar, değişen düşünce tarzları ve ilişkiler ile tanımlanır. Biyolojik olarak ergenliğe geçiş, puberte olarak tanımlanır. Puberte, kızlarda adetlerin başlaması erkeklerde ise sperm üretimi ve boşaltımının gerçekleşmesidir. Çocuk artık üretken bir bireydir. Kızlarda 12 yaşlarında başlarken erkeklerde 14 yaşlarında başlayan bir süreçtir. Vücutta seks hormonu denilen hormonlar salınmaya başlar. Kızlarda salınmaya başlayan östrojen meme gelişimi ve alt üreme sistemlerinde gelişime neden olurken erkeklerde salınmaya başlayan testosteron erkeksi tip kıllanma ve alt üreme sistemlerinde gelişime neden olur. Aynı zamanda her iki cinsiyette de artan büyüme hormonu ile çocukların boyları ve kilolarında gözle görülür bir artış meydana gelir. Erkeklerde ergenliğin ilk belirtileri testis ve penisteki büyümelerdir. Daha sonra genital bölgede tüylenme meydana gelir. Bunu takiben yüzde önce bıyık, sonra da sakallar tüylenme ile çıkmaya başlar ve zaman geçtikçe sayıları hem artar hem de sertleşirler. Kızlarda ergenliğin ilk belirtileri memelerde hafif bir büyümedir. Bunu genital bölgede oluşmaya başlayan tüylenme takip eder. Daha sonra rahim ve vajina gibi üreme organları gelişmeye başlar. Menarş adı verilen adet görme olayı bunların en sonunda gerçekleşir. Üreme sistemi her ne kadar düzgün çalışıyormuş gibi gözükse de hamilelik ancak menarştan birkaç sene sonra olabilir. Bu gelişim süreci her iki cinsiyet için de stresli olabilir ve aileden duygusal destek gerekir. Ergenlikteki psikolojik değişmelerin bir faktörü de bilişsel değişikliklerdir. Ergen çocuklar, daha küçük çocuklara göre daha olgun ve bilinçli düşünürler. Şakaları, üstü kapalı sözleri ve duyguları çocuklara göre daha iyi anlar ve karşılık verirler. İlişkiler, politika, felsefe, din ve etik konularında düşünmeye başlayabilirler ve böylece daha somut ve kalıcı arkadaşlıklar edinirler. Olaylar hakkında düşünce tarzları sadece olayın bir boyutunu değil, olayı ilgilendiren diğer boyutları da kapsar. Ergenlik sürecinde çocukların kendilerini algılama şekilleri değişikliğe uğrar. Entelektüel olarak geliştikçe ve yeteneklerinin farkına vardıkça kendilerini daha farklı perspektiflerde görebilirler. Bir çok kaynak ergenlikteki çocukların özgüven sorunu yaşadığını söylese de bu doğru değildir. Çocukların özgüven algılar 13 yaşından sonra çok büyük değişiklikler yaşamaz, değişiklik olsa dahi bu sadece pozitif yönde olur. Ergenlik döneminde çocuklar dış görünüşlerinde ve hayat tarzlarında bolca değişiklik yaparlar. Böylece kendileri için neyin en uygun olduğunu anlamaya çalışırlar. Bazı çocuklar için ailenin görüşleri daha önemli olurken bazı çocuklar için arkadaşların görüşleri daha önemli bir hale gelir. Bu dönemde çocuklar kendi yaşıtlarıyla daha çok vakit geçirmek isterler. Genel olarak bakıldığında hem çocukluk hem de ergenlik psikolojisi ebeveynler tarafından anlaşılması ve anlayışla karşılanması gereken, önemli vakitlerdir. Ebeveynlerin çocukla daha çok arkadaş olarak ilgilenmesi ve direkt baskıdan kaçınması gerekir. Çocuğun ebeveynleriyle istediği her zaman iletişim kurabileceğinden emin olması, çocuğun gelişimi açısından kıymetlidir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: