Dilsizlik

0
58

Tanım:

Çocukta konuşmanın normal bir şekilde gelişmesi için işitme duyusu var olmalıdır. Hayatın ilk üç yılı konuşmanın gelişimi açısından çok önemlidir. Bu dönemde işitmenin herhangi bir sebepten ötürü kaybı konuşma becerisinin gelişmesini engeller.

Sağırlık-dilsizlik, genellikle doğuştan gelen iç kulaktaki duyma bozukluğuna bağlı olarak gelişen bir iletişim sorunudur. Bu durum Batı ülkelerinde 2.000 doğumda 1 görülür. Doğuştan gelen sağırlık konuşmada, dili anlamada, eğitim alanında ve sosyal alanlarda problemlere yol açar. Bu durum kişiye psikolojik duygusal ve sosyal anlamda zarar verir. Günümüzde de sağır-dilsiz çocuklar pek çok problemle karşılaşmaktadır.

Ayrıca dilsizlikle karışabilen, selektif konuşmazlık (selektif mutizm) adı verilen bir kaygı bozukluğu vardır. Selektif mutizme sahip çocuklar bazı sosyal durumlarda konuşamazlar ya da hareket edemezler, fakat kendilerini rahat hissettiklerinde konuşurlar. Selektif mutizm teşhisi almış çocukların %90’ında sosyal kaygı bozukluğu bulunur. Genellikle beş yaşından önce ortaya çıkar ve bütün çocuklar aynı belirtileri göstermeyebilirler. Selektif mutizmde fiziksel bir engel yoktur ve bu nedenle sağırlığa bağlı dilsizlikle karıştılmamalıdır

Belirtiler:

İşitme problemi olan bir çocuk, başka bir odadan ya da arkasından seslenildiğinde tepki vermez. İleri derecede işitme sorunu olan kişiler yüksek sesler karşısında rahatsız olmazlar. Çocukta konuşma gelişmeyebilir, konuşma olsa bile birkaç kelime ile sınırlı kalabilir.

Sebepler ve Risk Faktörleri:

Doğuştan gelen sağırlık anne karnında kulağın gelişimi sırasında bir bozukluk sonucu ortaya çıkar. Sağır dilsizliğin sebepleri arasında bazı kalıtsal gelişim bozuklukları, akraba evlilikleri, kan uyuşmazlığı ya da anneyi hamilelikte etkileyen kızamıkçık, şeker hastalığı, sfilis, yüksek tansiyon ve pre eklampsi gibi hastalıklar, hamilelikte maruz kalınan bazı antibiyotikler, hamilelikte genel anestezi altında ciddi bir ameliyat geçirmek, uzun süren doğum ve doğumda bebeğin baş bölgesinde yaralanma olması, doğumdan sonra geçirilen menenjit, ensefalit (beyin iltihabı), kernikterus (yeni doğan bebekte şiddetli sarılık) ve bazı toksik ilaçlar bulunur.

Tanı:

Doğuştan gelen sağırlığın tanısı yeni doğanlara yapılan işitme testi ile konulabilmektedir. Bu sayede doğuştan sağırlığı  olan çocuklar doğumdan sonra hemen teşhis edilebilmekte ve konuşmanın ve işitmenin düzgün gelişmesi için olabildiğince erken önlemler alınabilmektedir.

Tedavi:

Kulağa takılan kohlear implant adı verilen işitme cihazları, işitme duyusunun olabildiğince erken düzeltilmesine olanak sağlamaktadır. Kohlear implantlar kulağa takılan ve işitme sinirini elektriksel olarak uyaran cihazlardır. Dışarıdan gelen ses mikrofon yardımıyla alınır ve sinyallere dönüştülülerek işitme sinirine gönderilir.

Kohlear implantlar iki yaşındaki çocuklara, hatta bazen daha küçük çocuklara bile uygulanabilmektedir. 2 yaşında veya daha önce implant kullanılan çocuklarda işitme, konuşma ve dil becerilerinin gelişiminin daha geç yaşta kullananlara göre daha iyi olduğu belirlenmiştir. İşitme cihazları, doğuştan sağırlığı olan yetişkinlerde de iyi sonuçlar vermektedir.

Doğuştan sağırlığı olan çocukların konuşma mekanizmasında bir sorun olmadığından, konuşma terapisi ile ya da işitme engelliler için konuşma eğitimiyle, konuşma becerisi geliştirilebilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: