Gebelik

0
72

TANIM: Gebelik, diğer adıyla hamilelik veya gestasyon, fetüs adı verilen bebeğin anne rahminde büyümesi ve bu süreçte gerçekleşen fizyolojik değişikliklerdir. Gebelik yaşı, annenin en son görülen adetinin ilk gününden itibaren hesaplanır ve 40 hafta kadar sürer.

SEMPTOMLAR: Gebelik vücutta birçok fiziksel ve fizyolojik değişikliğe sebep olur. Bunlar:

-Adetin kesilmesi: tıbbi ismiyle amenore, kadının adet görmemesi demektir. Gebe kadının vücudunda salgılanan yüksek doz östrojen ve progesteron hormonları adetin kesilmesine sebep olur. Eğer üreme çağında ve diğer yönlerden sağlıklı bir kadında adet kesilmesi olmuşsa gebelik ilk şüphelenilen durumdur.

-Bulantı/kusma: En erken gebeliğin ikinci haftasında başlayan bulantı ve kusma gebe kadınların %50’sinin deneyimlediği bir semptomdur. Gebeliğin 16. haftasına kadar düzelmesi beklenir. Bulantıyı azaltmak için gebe kadın sık sık fakat az az yemeli, kuru gıdalara ağırlık vermeli fakat bunu yaparken kabızlıktan kaçınmalı, ihtiyaç halinde duygusal destek almalıdır.

-Göğüslerde değişiklikler: Hormonlardaki değişime bağlı göğüslerde hassasiyet görülür. Gebeliğin altıncı haftasına doğru göğüslerde büyümeyle karşılaşılır. Gebelik süreci ilerlediği zaman göğüs uçlarında ikincil bir doku gelişimi olabilir.

-Fetal hareketler: Anne rahmindeki bebeğe fetüs denir. Fetüsün hareketleri fetal hareketler olarak adlandırılır. Gebeliğin 20. haftalarına doğru fetüsün hareketleri hissedilmeye başlanır.

-Artmış vücut ısısı: Gebelikte salgılanan progesteron hormonu vücut ısısını biraz arttırabilir. Yine de eğer vücut ısısı 38C’yi geçerse bir hastalık belirtisi olabilir.

-Deri değişiklikleri: Gebeliğin 16. haftasından itibaren gebenin alnında, burun kemiğinde ve elmacık kemiklerinde güneşte belli olan hafif bir kararma gözlenebilir. Göğüs uçları, vücut orta hattı kararabilir. Karın yanlarında ve göğüslerde stria adı verilen, dokuların büyümesine bağlı oluşan dikine derin çizgiler gözükebilir. Vücuttaki östrojen yüksekliğine bağlı olarak örümcek ağına benzer damarlanmalar dışarıdan gözle görülebilir duruma gelebilir.

-Jinekolojik değişiklikler: Kadında biraz artmış vajinal akıntı görülür. Bebek büyüdükçe rahimde, buna bağlı olarak karın çevresinde büyüme olur. Gebelik 28. haftaya yaklaştıkça rahimde ağrısız kasılmalar başlar.

TANI: Gebeliğin tanısında kullanılabilen birkaç yöntem vardır. Bu yöntemler:

-Fetal kalp atımı: Doppler adı verilen, vücudun kanlanmasını görmek amacıyla kullanılan bir cihazla 10. haftadan itibaren bebeğin kalp atımı görülür. Sağlıklı bir bebeğin kalp atım hızı 110-160 arası olmalıdır.

-Görüntüleme teknikleri: Sonografı adı verilen bir cihaz ile, vajinadan girilerek 6. haftadan itibaren bebeğin kalp ve damar hareketleri görülür. 10. haftadan sonra ise eklem ve el/ayak hareketleri görülebilir.

-Gebelik testleri: Gebeliğin erken döneminde hcG adı verilen bir hormonun bebeğin plasentasından salınmasıyla gebelşk tespit edilebilir. hcG hormonu kana gebeliğin 11. gününde çıkar. Bu dönemde gebeliği belirlemek için evde pratik olarak kullanılabilen, idrardaki hcg’yi ölçen gebelik testleri piyasaya sürülmüştür. Kadın dilerse bir sağlık kuruluşunda da kanındaki hcG’nin ölçümüyle test yaptırabilir.

DOĞUM: Gebelik sonrası doğum sağlıklı bir süreçte 40. haftada gerçekleşir. Eğer doğum 37. haftadan önce gerçekleşirse bu erken doğum, 42. haftadan sonra gerçekleşirse de geç doğum olarak sınıflandırılır.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER: Gebelik sürecinin iyi geçmesi için dikkat edilmesi gereken faktörler vardır. Günde 300 mg kafeinden fazlasını tüketmek, bebekte komplikasyonlara veya gebelikte düşüklere sebep olabilir. Vücut ısısının fazla yükselmesi de gebeliği riske atabilir. Bundan kaçınmak için enfeksiyonlara dikkat edilmeli, sauna, buhar odası gibi aktivitelerden uzak durulmalıdır. Olası bir bakteri enfeksiyonundan kaçınmak için yemekler asla çiğ yenmemeli, uygun ölçüde ısıtılmalıdır. Alkol, sigara, yasadışı ilaç kullanımı kesinlikle yasaktır. Erken doğumdan, bebekte yapısal ve mental gelişim geriliğine kadar birçok probleme neden olabilir. Gebelik diyabeti için uygun tarihlerde glikoz tolerans testi yapılmalıdır. Gebelik diyabeti, kadında aşırı kilo alımına ve dolayısıyla normalden büyük bir bebek oluşumuna yol açarak doğumda sorunlar yaratabilir. Yüksek tansiyon başlı başına bir risktir. Eğer idrarda protein kaçağıyla beraber yüksek tansiyon görülürse pre-eklampsi gelişir. Pre-eklampsi düşüklere neden olan ve anne hayatını tehlikeye atabilen bir durumdur ve doktor kontrolünde olmalıdır. Astım pre-eklampsi riskini arttırır. HIV taşıyıcısı bir anne kesinlikle normal doğum planlamamalıdır. Bebeği taşırken bebeğe HIV bulaşmaz fakat doğumda arada kan geçişi olması durumunda HIV bulaşır. Buna bağlı olarak sezaryen doğum ile anne ve bebek arasındaki kan alışverişi minimize edilmelidir. HIV taşıyıcısı anne doğumdan sonra emzirmemeye de dikkat etmelidir. Süt anne bulunması ya da hazır mama kullanılması önerilir. Annenin dikkat etmesi gereken bu faktörler dışında, doktorun gözetiminde konulan tanılara yönelik ek riskler de olabilir. Gebe kadın doktor kontrollerine zamanında gitmeli ve sağlıklı bir gebelik için önce kendisine, sonra bebeğine çok dikkat etmelidir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: