Göz Kuruluğu

0
17

TANIM

Göz kuruluğu, göz sıvısı (gözyaşı) üretiminin azaldığı ve yetersiz hale geldiği durumları anlatan bir belirti tablosudur ve gözyaşı üreten gözyaşı bezleri ve bunların fonksiyonuyla ilgili problemler varlığında oluşur. Göz kuruluğu hem çeşitli hastalıklar için bir belirti hem de kuru göz sendromu adıyla anılan diğer adı konjontivitis arida olan bir hastalık tablosudur. Bu ikinci durumda, göz kuruluğu hayat kalitesini oldukça bozan bir tablodur.

Gözyaşı, göz sağlığı için önemli bir ihtiyaçtır. Gözlerinin üzerinin nemli kalması gözyaşı ile sağlanır. Dışarıdan gelen etkenlere karşı gözün korunmasında gözyaşı ve nemli göz yüzeyi ilk elden sorumludur. Kuru göz sendromu (kseroftalmi) teşhisi almış hastalar görme problemi dahil pek çok belirtiden şikayetçi olabilirler.

BULGU VE BELİRTİLER

Göz kuruluğunun belirtileri yabancı cisim varmış hassasiyeti, kaşıntı ve yanmadır. Bu belirtiler konjonktivit olmak üzere pek çok hastalıkta da vardır ve muayene ile asıl problem belirlemelidir. Göz kuruluğuna bazen göz kızarıklığı da eşlik edebilir. Tedavi edilmeyen bazı ciddi durumlarda, toptan gözyaşı üretimi yokluğunda, gözde keratit gibi bir enfeksiyon veya korneal erime neticesinde görüş kaybedilebilir. Göz kuruluğunda görülebilecek temel belirtiler şunlardır:

-Basit iritasyon (rahatsızlık hissi)

-Yanma hissi

-Kızarıklık

-Kaşıntı

-Göze kum kaçmış hissi

-Göz kırpmayla artan bulanık görme

-Okuma, televizyon izleme veya bilgisayarda çalışmadan sonra belirtilerin artması

-Kontakt lens takarken batma ve yanma

-Sigara dumanı veya rüzgarda gözde yoğun rahatsızlık hissi

ETYOLOJİ

Kuru göz sendromu, normal gözyaşı filminin bozulup gözyaşı üretiminin azalması, gözyaşının aşırı buharlaşması, gözyaşı içerisindeki mukus veya yağların üretiminde anormallik olması gibi sebeplerle göz kuruluğunun asıl belirti olarak ortaya çıktığı bir hastalıktır.

Aköz yani sulu gözyaşı eksikliği, sulu gözyaşının üretim eksikliği veya sulu gözyaşı tabakasındaki aşırı buharlaşmadan kaynaklanır.

Gözyaşı bezlerinden eksik gözyaşı üretimi olması, yaşın, hormonsal değişikliklerin veya primer Sjögren sendromu, romatoid artrit veya lupus gibi otoimmün hastalıklar sonucu gerçekleşebilir.

Sulu gözyaşı tabakasından baharlaşmayla gözyaşı kaybı genellikle üzerindeki yağ tabakanın yetersizliğinden kaynaklanır.

Antihistaminikler, antidepresanlar, beta-blokerler ve oral kontraseptifler gözyaşı üretimini azaltabilir.

Eğer göz kırpma azalır veya göz kapakları kapatılamazsa gözlerde kuruluk gelişir çünkü gözyaşı hızla buharlaşır. İnme, Bell paralizi gibi durumlar gözleri kapamayı güçleştirip göz kuruluğu yaratabilir.

Konjonktivanın müsin maddesini anormal şekilde ürettiği durumlar olabilir. Bu durum Stevens-Johnson ve sikatrisyel pemfigoid gibi otoimmün hastalıklarda görülebilir. Bu anormal üretim gözyaşının göz yüzeyindeki dağılımını bozar ve göz yüzeyi kurur ve hatta hasarlanır. Bu durumda sorun gözyaşının olmaması değil, dağılımının bozulmasıdır.

Yağ tabakaları, meibomyan bez disfonksiyonu veya oral izotretinoin kullanımı sonucunda yetersiz kalabilir. Meibomyan bezleri gözyaşının yağ kısmını üreten yağ bezleridir. Eğer bu bezlerin ağzı tıkanır veya yağ içeriği çok kalınlaşırsa, gözyaşının buharlaşıp azalmasını engelleyecek yeteri kadar yağ olmaz ve gözde kuruluk olur.

TEDAVİ

Pek çok sebebine bağlı olarak göz kuruluğunun tedavisi de pek çok unsurdan oluşur ve bu unsurlar alttaki sebebe bağlıdır. Genel olarak tedavi belirtileri tedavi etmek ve eksiği yerine koymak şeklinde planlanır. Belirtilerin düzeltilmesinde yapay gözyaşı damlaları, nemlendiriciler tercih edilir. Yerine koyma tedavisinde ise kuruluğa neyin neden olduğu belirleyici olacaktır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: