Kanser Psikolojisi

0
101

Kanser tanısı alan hastalarda ve kanser tedavisi gören hastalarda çeşitli psikolojik sorunlar baş gösterir. Bu psikolojik sorunlar hastanın hayatının neredeyse her alanında görülür hale gelebilir. Hastanın kendisinde önceden var olan ancak fark edilmemiş bir takım psikolojik sorunları, kanser tanısını aldıktan sonra belirgin hale gelebilir.

Kanserli hastalarda görülen hastalığa ve tedaviye bağlı belirli psikolojik sorunlar baş gösterir. Distress (sıkıntı) bunlardan biridir. Kanser tanısı alan hastada veya her hangi bir yakını kanser tanısı alan bir kişide belirli miktarda sıkıntı normal karşılanabilir. Bu sıkıntı, insanların kansere ilişkin korkularından ve duyumlarından kaynaklanır. Bu korkulardan en büyüğü, kanserin ölüm anlamına geldiğidir. Ancak bu doğru değildir. Bugün ABD’de 14 milyondan fazla insan kanser teşhisi ile yaşamaktadır. Bütün gelişmelere ve tıptaki ilerlemeye rağmen insanlar kansere yakalandıklarını öğrendiklerinde sıkıntıya düşerler. İnsanların kendi kendilerine en sık sorduğu soru; ‘ölecek miyim?’ ve ‘neden ben?’ sorularıdır. Kanser tanısı alan hastada en sık gözlemlenen bazı tepkiler şöyle sıralanabilir: kızgınlık, anksiyete, suçlu hissetme, psikoz, depresyon, içine kapanma vb.

Kanser ile ilgili her şey streslidir. Kanserin sık görülen yan etkileri olan; yorgunluk, saç kaybı, kilo değişiklikleri ve hayata dair umutsuzluk hissi, kanser hastalarında içinden çıkılmaz bir durumdaymış algısını yaratabilir. Kanser hastalarında sıkıntı ve stres ile mücadele etmek, iyi bir ekip çalışması gerektirir. Hasta, hasta yakınları, doktor ve sağlık çalışanları bu ekibin birer parçasıdırlar.

Kanserin insan hayatında yarattığı değişimlere üzülmek doğal bir süreçtir. Önceden yapılan geleceğe dair planlar, kanser tanısından sonra bir anda bilinmezlik haline gelebilir. Bazı hayaller ve düşünceler sonsuza dek yok olabilir. Ancak bir kişi uzun bir süre boyunca üzgün ve gündelik aktivitelerini yerine getirmede zorlanır bir duruma düşerse, bu kişide klinik depresyon olasıdır. Kanserli her dört kişiden birinde klinik depresyon görülür.

Kanser tanılı hastalar, tedavi ve iyileşme süreçleri sırasında korku ve anksiyete (kaygı) yaşayabilirler. En çok korku ve anksiyete oluşturan iki durum, kanser tanısını alma ve kanserin nüks etmesi durumlarıdır. Tedaviden korkma, doktordan korkma, yapılacak olan testlerden korkma gibi durumlar da hastalarda endişeye ve kaygıya sebep olur. Anksiyete ve korku ile ilgili bazı bulgular şöyle sıralanabilir: Kaygılı yüz ifadesi, kontrol edilemeyen endişe, odaklanmada sorunlar, kasılma, huzursuzluk, kuru ağız, kızgınlık.

Anksiyete ile birlikte panik ataklar da hastanın durumuna eşlik edebilir. Panik ataklar çok ani olur ve yaklaşık onuncu dakikada en yoğun hale gelir. Ataklar arasında kişi kendini iyi hissedebilir ancak çoğunlukla bir daha panik atak geçirme korkusu içerisindedir.

Korku ve anksiyete, insanda strese yol açar. Araştırma sonuçlarına göre, yoğun ve uzun süreli strese maruz kalan insanlarda sindirim sistemi problemleri, üreme problemleri, üriner sistem problemleri ve immün sistem problemleri ortaya çıkar.  Bu şekilde strese maruz kalan insanlar viral enfeksiyonlara daha açık bir hale gelirler. Grip, soğuk algınlığı, baş ağrıları, uyku problemleri, algıda bozukluk, depresyon ve anksiyete bozuklukları da bu kişilerde uzun vadede görülen dolayısıyla kanser hastalarını da ilgilendiren problemlerdir.

Kanserli hastaya yaklaşımda sağlık personeline büyük rol düşmektedir. Hastanın tanı ve tedavi hakkında detaylı bilgi alma veya almama hakkı vardır. Bunun yanı sıra hastanın tedaviyi reddetme hakkı da bulunmaktadır. Hastane personeli hastayla yoğun iletişim içinde olmalı, durumu ve yapılabilecekleri açık bir şekilde izah etmeli ama onu zorlamamalıdır. Tıbbi olarak en uygun olan tedavinin yanı sıra, hastanın da tercihleri göz önünde bulundurulmalıdır. Hasta ile empati kurulmalıdır. Kanser hastalarına psikolojik yaklaşım, onkoloji alanında uzman psikiyatristler ve psikologlar tarafından yürütülmelidir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: