Kaygı

0
13

Kaygı, tıbbi terminolojide anksiyete olarak geçer. Anksiyete, kişinin iç dünyasında duygusal anlamda yaşadığı çatışmadan kaynaklanan, hoş olmayan bir duygudur. Anksiyete, kişinin ruh halini değiştirebilir ve bu ruh hali, kişinin hareketlerine yansıyabilir. Anksiyete semptomları arasında bedensel şikayetler ve ruh sağlığının bozuk olduğunu gösteren bazı bulgular vardır. Kişide yorgunluk, kaslarda kasılma, huzursuzluk ve konsantrasyon problemleriyle kendini gösterebilir. Anksiyete, kişide olan korku, kaygı, sinirlilik ve endişe yaratan bazı hastalıklar için genel bir terim olarak kullanılır. Anksiyete, kelime anlamı olarak korkudan farklıdır. Korku, gerçekleşmiş bir olaydan sonra oluşan duyguya verilen isimdir. Ancak anksiyete, henüz gerçekleşmemiş, gelecekte gerçekleşebilecek bir olaya ilişkin olan beklentidir. Anksiyete yaşayan kişiler, geçmişte kendilerinde benzer duygulara sebep olan olaylardan kendilerini sakınırlar. Anksiyete, kişilerde bazı hastalıklara sebep olabilir. Bu hastalıklar arasında; irritabl barsak sendromu, obsesif kompulsif bozukluk ve panik hastalığı bulunur.

Normalde kişiler genel olarak anksiyete ile ilişkili duyguları zorlu dönemlerde (örneğin sınav öncesi, bir gösteri öncesi, önemli bir karar verme aşamasında vb.) yaşarlar. Bu çerçevede anksiyete normaldir ve doğal kabul edilebilir. Ancak anksiyete semptomları kişide uyku problemleri ve diğer başka yaşamsal faaliyetlerde problemler yaratıyorsa anormal kabul edilir. Anksiyete hastalıklarında kişilerin bazı durumlarında verdiği reaksiyonlar normalde kabul edilebilecek ölçülerin üzerindedir. Böyle bir durumda anksiyete, hastalık olarak kabul edilir ve buna anksiyete hastalıkları adı verilir. Anksiyete hastalıkları kendi içinde birkaç kategoriye ayrılır.

Anksiyete Hastalıkları

Anskiyetenin hastalık olarak sınıflandırılması için altı aydan uzun sürmüş olması gerekmektedir. Bununla beraber hastanın anksiyetesinin, değerlendirme ve tedaviden fayda göreceği belirlenmiş olmalıdır. Her anksiyete hastalığının kendine özgü semptomları vardır ancak hepsi, irrasyonel korku ve kaygı bağlamında ortak bir noktada kümelenir.

Anksiyete bozuklukları çoğunlukla diğer zihinsel veya fiziksel hastalıklarla birlikte bulunur. Alkol kullanımı veya madde bağımlılığı, anksiyete semptomlarını maskeleyebilir veya kötüleştirebilir. Bu bağlamda, bazı durumlarda öncelikli olarak bu tarz kötü alışkanlıkların tedeavi edilmesi, anksiyete tedavisine cevap açısından daha olumlu sonuçlar vermektedir.

Anksiyete hastalıklarılıklarından bazıları; jeneralize anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, post-travmatik stres bozukluğu, ayrılma anksiyetesi bozukluğu şeklinde sıralanabilir.

Jeneralize anksiyete bozukluğu: Herhangi bir olay, obje veya durum hakkında aşırı, uzun süreli anksiyete ve endişe içerisinde bulunma durumu olan kronik hastalıktır.

Panik Bozukluk:  Endişe ve dehşet içeren kısa ve ani ataklarla seyreden; titreme, konfüzyon (bilinç bulanıklığı), baş dönmesi, mide bulantısı ve nefes alamama gibi sorunlara yol açan anksiyete tipidir. Panik ataklar aniden başlar ve saatler sürebilir.

Fobiler: Fobi, belirli bir objeye veya duruma karşı duyulan anlamsız korku ve sakınma durumudur. Fobiler, belirli bir nedene yönelik oluşturulan korku cevabı olarak tanımlandıkları için jeneralize anksiyete hastalıklarından bu özellikleri ile ayrılırlar.

Obsesif Kompulsif Bozukluk: Tekrarlayan, sıkıntı veren, zorunlu hareketler ve düşüncelerle seyreden bir anksiyete bozukluğudur.

Post-travmatik stres bozukluğu: Geçmişte yaşanan bir travma (örneğin bir savaş, tecavüz, rehin alınma, ciddi bir kaza vb.) sebebiyle olan anksiyete bozukluğudur.

Ayrılma anksiyetesi bozukluğu: Bir kişi veya bir yerden ayrılma durumunda ortaya çıkan güvende olma kaygılarıyla seyreden anksiyete bozukluğudur.

Tedavi

İlaçlar, anksiyete hastalıklarını tamamen düzeltmez ancak semptomları hafifletebilir. Tedavinin doktor tarafından reçetelendirilmesi gerekmektedir. İlaç verme işlemi psikiyatristler tarafından yapılır. Bazı psikiyatristler bizzat kendileri psikoterapi sunarlar veya psikologlar ile beraber çalışırlar. Psikoterapi, konuşarak anksiyetenin sebebini ortaya çıkarma ve bununla nasıl baş edilebileceğini saptama işlemidir ve anksiyete tedavisinin bir parçasıdır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: