Kişilik Bozuklukları

0
72

Kişilik bozuklukları, bir kişinin yaşadığı toplumdan izole olmasına, sosyal hayatı ve kendi hayatında belirgin değişmesine, izole olmasına sebep olan bozukluklardır. Bu farklılıklar; kişilerin düşünme şekli, algılama biçimi, hissettiği duygular ve insanlarla nasıl geçindikleriyle ilgilidir. Bir kişinin hisleri ve diğer insanlar hakkındaki bozulmuş düşünceleri, garip davranışlara sebep olabilir. Bu garip davranışlar da kişinin çevresindeki insanları rahatsız ve huzursuz eder.

Kişilik bozukluğu olan hastalarda bazı tipik durumlar gözlenir. Negatif düşüncelerle dolu olmak bunlardan biridir. Kişilerde anksiyete, stres, kendini değersiz hissetme ve sinirlilik gibi durumlar ortaya çıkar. Kişilik bozukluğu olan kişiler çoğunlukla kendilerini diğer insanlardan soyutlarlar, boşlukta hissederler ve duygusal olarak kopukturlar. Bu kişiler kendilerine zarar verebilirler. Alkol ve bağımlılık yapıcı maddeleri aşırı kullanabilirler. İnsanları tehdit edebilir, garip davranışlar sergileyebilirler.  Düzgün, yakın ilişkiler kurmakta zorlanır, eşleriyle ve çocuklarıyla sorunlar yaşarlar. Bu kişiler iş hayatlarında ve kariyerlerinde de sorunlar yaşarlar. Bazen gerçeklikten kopma dönemleri yaşayabilirler. Bulgular stres ile artar ve belirginleşir. Kişilik bozukluğu olan kişilerde genelde depresyon gibi diğer zihinsel bozukluklar da eşlik eder.

Kişilik bozuklukları genelde ergenlik döneminde başlar ve erişkinlikte devam eder. Hafif veya ağır olabilir, bazen kişinin normal olduğu remisyon dönemleri olabilir. Kişilik bozuklukları genetik ve ailesel faktörlerden etkilenir. Çocuklukta yaşanan sıkıntılar, korkular, taciz ve sevgisizlik gibi durumlar kişilik bozukluğu olan insanlarda sık rastlanılan durumlardır.

Çeşitli kişilik bozuklukları  tanımlanmıştır ve bunlar A,B ve C şeklinde üç grupta incelenir.

A Kümesi Kişilik Bozuklukları

A kümesi kişilik bozukluklarında, kişi topluma uyum sağlamakta güçlük çeker. Toplumun garip ve aşırı kabul ettiği bazı davranışlar sergilerler. Diğer insanlar bu kişileri, kendi hayal dünyasında yaşıyor şeklinde tanımlayabilirler. A kümesi kişisel bozukluklara bir örnek olarak paranoid bozukluk gösterilebilir. Bu kişiler aşırı güvensiz ve şüphecidirler. Diğer A kümesi kişilik bozuklukları şizoid kişilik bozukluğu ve şizotipal kişilik bozukluğudur.

B Kümesi Kişilik Bozuklukları

B kümesi kişilik bozukluğuna sahip insanlar duygularını kontrol etmeyi başaramazlar, pozitif ve negatif düşünceler arasında gidip gelirler. Kişilerde yaşanan bu duygudurum, önceden tahmin edilemeyen, rahatsız edici, dramatik bir takım davranış bozukluklarına yol açar. B kümesi kişilik bozukluklarına bir örnek olarak borderline kişilik bozukluğu verilebilir. Kişi, duygusal anlamda tutarlı ve sabit değildir. Kendine zarar verme dürtüleri vardır. Diğer insanlarla dengesiz ve şiddetli geçimsiz ilişkileri vardır. Diğer B kümesi kişilik bozuklukları; antisosyal kişilik bozukluğu, histriyonik kişilik bozukluğu ve narsistik kişilik bozukluğudur.

C Kümesi Kişilik Bozuklukları

C kümesi kişilik bozukluğu yaşayan kişiler, geçmeyen ve kişiyi tümüyle etkileyen korku ve anksiyete duygusuyla mücadele ederler. Diğer insanların antisosyal ve içine kapanık olarak nitelendirdiği bir takım davranış kalıpları sergilerler.  C kümesi kişilik bozukluklarına örnek olarak çekingen kişilik bozukluğu örnek verilebilir. Bu kişiler kendilerini üzecek derecede utangaçtırlar, sosyalleşemezler, yetersiz hissederler ve reddedilmeye çok duyarlıdırlar. Kişi diğer insanlarla yakın ilişkiler kurmak ister ama kendine güven eksikliğinden dolayı bunu başaramaz. Diğer C kümesi kişilik bozuklukları; bağımlı kişilik bozukluğu ve obsesif kompulsif kişilik bozukluğudur.

Tedavi

Farklı kişilik bozukluklarına yardımcı birçok tedavi çeşidi bulunmaktadır. Tedavi; bireysel, grup veya aile psikoterapisi şeklinde olabilir. Hastaya doktoru tarafından reçetelendirilen ilaçlar da tedavi planının bir parçasıdır. İlaçlar, bazı kişilik bozukluğu semptomlarında hafifleme sağlayabilir, anksiyete ve algı sorunlarına iyi gelebilir.

Hastalara uygulanan psikoterapinin amacı, bilinçaltında yaşadıkları çatışmaları fark etmelerini sağlamaktır. Bu çatışmaların günlük hayatlarında sorunlara ve sıkıntılara sebep olan yegane neden olduğunu izah etmek ve kişileri daha esnek hale getirip davranış biçimlerini değiştirmeleri konusunda yardımcı olmak, tedavinin asıl amaçlarındandır.

Psikoterapi tedavisi ile hastalar, davranışlarının diğer insanlar üzerinde yarattığı etkiyi daha iyi algılamaya başlarlar. Davranış ve algı terapileri, hayata dair önemli kararlar alma ve yeni insan ilişkilerine başlama noktasında hastaya yardımcı olmayı hedefler.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: