Konuşma Bozuklukları

0
10

Tanım

Konuşma bozuklukları, konuşmanın çeşitli şekillerde etkilendiği çeşitli iletişim bozukluklarıdır. Kekeleme, bazı harfleri söyleyememe vb. Şekillerde ortaya çıkabilir. Herhangi bir konuşma bozukluğundan dolayı konuşamayan insanlara dilsiz denir.

Sık şekilde karşımıza çıkan konuşma bozuklukları şu şekildedir:  Artikülasyon bozuklukları, konuşmanın akıcı olmaması ve ses bozuklukları.

Akıcılık bozukluğu olan kişiler bazı sesleri, kelimeleri veya söz öbeklerini tekrarlayabilirler. Bunlardan en yaygın olanı kekemeliktir. Kekemelikte referans yaşı dört olarak kabul edilir. Dört yaş öncesinde kekemelik teşhisi konulmaz. Sözlerin, seslerin, ve söz öbeklerinin tekrarı, konuşma sırasında aralarda ek sesler ve kelimeler kullanma, kelimeleri uzatma, cümlenin veya kelimenin belirli bir noktasında (sıklıkla dudakları birleştirerek) duraksama, seste ve konuşmada gerginlik, iletişim kurmaya çalışırken sinirlenme; konuşurken başta ani hareketler, göz kırpma, konuşurken utanma gibi durumlar akıcılık bozukluğunun karakteristik bulgularıdır.

Artikülasyon bozukluklarının ise belirli bir sebebi olmayabilir. Ailevi faktörler etkili olabilir. Sesleri çıkarmada kullanılan organların şekilleri ve yapısındaki bozukluklar etkilidir. Ayrıca konuşma sırasında kullanılan kaslar, kemikler, diş ve damak gibi organlarda olan problemlerden kaynaklanabilir. Beyinde bir bölgenin hasarlanması ve bununla ilgili sinirsel bozukluklar (örneğin serebral palsi) da konuşma kaslarını ve bu kasların kontrolünü etkileyerek konuşma bozukluğu yapar. Beyinde kaynaklanan sinirsel olan ve motor kasları etkileyen konuşma bozukluklarına apraksi denir. Beyinle ilgili olmayan ve solunum kasları  dahil konuşma ile ilgili olan kasları etkileyen konuşma bozukluğuna ise dizartri denilir. Artikülasyon bozukluklarında, kişinin çıkardığı sesler bozulmuş ve değişmiş olabilir. Bazı sesler (genelde ünsüz harfler) atlanır, eklenebilir veya değiştirilebilir. Konuşmadaki bu bozukluklar kişinin insanlar tarafından anlaşılmasını zorlaştırabilir, bazen kişiyi sadece aile bireyleri anlayabilir.

Ses bozuklukları ise havanın akciğerlerden başlayıp ses telleri, gırtlak, burun, ağız ve dudaklardan geçerken oluşan problemlerden kaynaklanır. Ses problemleri şunlara bağlı olabilir: Mideden yukarı gelen asit, gırtlak kanseri, yarık damak ve diğer damak problemleri, ses tellerini innerve (destekleyen) eden sinirlerde hasar, laringeal webler, doğumsal defektler, polipler ve ses tellerinin aşırı kullanımı vb. Ses kısıklığı veya ses bozukluğu, sesin aniden kesilmesi veya geri gelmesi, sesin şiddetinin aniden değişmesi ve sesin çok yüksek veya çok az olması, bu hastalarda rastlanılan tipik durumlardır. Kişinin bir cümleyi kurarken nefesi yetmeyebilir. Konuşma şekli kulağa garip gelebilir çünkü burundan çok fazla hava kaçıyor olabilir (hipernazalite) veya çok az hava geçiyor olabilir (hiponazalite).

Testler

Konuşma bozukluğu tanısı koyarken bir takım testler uygulanabilir. Bunlardan en yaygın olanları şu şekilde sıralanabilir: Denver Articulation Screening Examination, Early Language Screening Examination, Denver II ve Peabody Picture Test Revised. Bunlara ek olarak duyma testi de ayrıca gerekli görüldüğü takdirde uygulanabilir.

Tedavi

Hafif konuşma bozuklukları kendiliğinden kaybolabilir. Konuşma terapisi, daha ağır ve hafifleme göstermeyen olgularda işe yarayabilir. Konuşma terapisinde kişilere sesleri nasıl çıkartmaları gerektiği öğretilir. Bazı konuşma bozukluğu olan kişiler gerginlik, utangaçlık ve depresyon gibi ek problemlerle gelirler. Konuşma terapisi bu kişilerde faydalı olabilir. Ağır depresyon olgularında antidepresan ilaçlar tedavide yardımcı olabilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: