Okul Korkusu

0
51

TANIM: Okul korkusu, çocuklarda nadir görülen bir durum değildir. Çocukların %5’i okul korkusu yaşamaktadır. Okul korkusu yaşayan gençler açıkça okula gitmek istemediklerini belirtebilecekleri gibi okula gitmemek için sebepler de uydurabilmektedir. Bu kişilerin çoğunda, kontrol edemedikleri, anksiyeteden kaynaklanan semptomlar görülür. Baş ağrısı, mide ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi semptomlar görülebilir. Okul korkusu semptomları genellikle okul olan günlerde olurken hafta sonları bu semptomlar geçer. Baş ağrısı, mide ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi sorunlar yaşayan bu çocuklar doktora gittiklerinde genelde doktor bunlara sebep olacak gerçek bir hastalık tespit edemez. Ancak bazı durumlarda bu problemler, fiziksel bir hastalıktan kaynaklanabileceği için fiziksel muayene de yapılmalıdır.

SEMPTOMLAR:Okul korkusu yaşayan çocukların çoğu, neden kendilerini kötü hissettiklerini bilmemektedir ve genellikle kendilerine sıkıntı veren durumlar hakkında konuşmaktan kaçınma eğilimi gösterirler. Ancak okuldan kaynaklanan anksiyete okul korkusuna sebep oluyorsa, bu semptomlar yaşanan duyguların dışavurumu olabilmektedir. Anksiyeteye sebep olabilecek durumlar:

-Başarısız olmaktan korkma

-Okuldaki diğer çocuklarla problem yaşama

-Umumi tuvaletleri kullanırken kaygılanma

-Öğretmenin kendilerine kötü davrandığını hissetme

-Okuldaki kişilerden kendisine şiddet uygulanacağı yönünde tehditler alma

-Okulda şiddet görme

TEDAVİ: Okul korkusuyla baş edebilmek için öncelikle ebeveynler çocuğu doktora götürerek fiziksel bir rahatsızlığın mevcut olma ihtimalini elemek adına muayene ettirmelidir. Sonrasında doktor tarafından ebeveynlere yardımcı olacak bir tedavi planı geliştirilmelidir. Çocuğun yaşadığı semptomların fiziksel bir rahatsızlıktan kaynaklanmadığına emin olunduktan sonra ebeveynler hem çocuğun hissettiği baskıyı anlamaya çalışmalı hem de onun okula gitmesini sağlayabilmek için çaba göstermelidir. Öncelikle ebeveynler çocuklarıyla neden okula gitmek istemediğini konuşmalıdır. Ancak bu konuşma sırasında yargılayıcı yorumlardan kaçınmak, mümkün olduğunca destekleyici davranmak oldukça önemlidir. Çocuğun endişelerine ve dolayısıyla semptomlara yol açan sorunlar çocukla birlikte anlaşılmalı ve bu sorunları çözmek için birlikte harekete geçilmelidir. Çocuğun endişelerini anlamanın yanında ebeveynler ayrıca çocuğun okula gitmesi konusunda ısrarcı olmalıdır. Çocuk ne kadar çok okula gitmezse okula gideceği zaman yaşayacağı stres o kadar büyük olacaktır. Bu ısrara karşılık çocuk da okula gitmemek için bahaneler üretebilir, ebeveynler bu durumda çocuğa karşı nazik ancak kararlı davranmalıdır. Okul personeliyle de çocuğun okul korkusu hakkında konuşulmalı, çocuğun okuldaki davranışları hakkında onlardan bilgi alınmalıdır. Eğer çocuğun kaygıları had safhada ise adım adım okula gitmesini sağlamak da yardımcı olabilir. İlk seferinde okula yarım gün gidip sonrasında tam gün gitmeye başlaması çocuğun okula ilişkin kaygılarını yavaş yavaş yenmesini sağlayabilmektedir. Ayrıca ebeveynler okul danışmanlarıyla ve rehber öğretmenlerle iletişimde olarak onların okulda çocuğa destek olmasını, çocuk herhangi bir kaygı yaşadığında onlarla konuşmasını sağlayabilir. Eğer okul korkusuna okulda çocuğu rahatsız eden bir öğrenci veya öğretmen sebep oluyor ise okul yönetimiyle bu durum konuşulmalı, gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır. Eğer çocuk okula gitmez ve evde kalırsa, özel muameleye tabi tutulmamalıdır. Her ne kadar anlayışlı ve sevecen davranmak gerekse de ebeveynler çocuğun evde kaldığı günleri tatil gibi algılamasına engel olmalıdır. Çocuğun diğer çocuklarla birlikte yapabileceği spor, oyun gibi aktivitelere teşvik edilmesi de çocuğun bağımsızlık duygusunun gelişmesine yardımcı olabilir. Ebeveynlerin okul korkusuyla baş edemediği durumlarda öncelikle çocuk bir pediatrist tarafından muayene edilmelidir. Çocuk okula gitmemede ısrarcıysa veya ebeveynlerinden ayrılmada güçlük çekiyorsa doktor bir çocuk psikiyatristi veya çocuk psikoloğuna danışılmasını önerebilir. Bu durumda okul korkusu bilişsel davranış terapisi, sistematik desensitizasyon terapisi, maruz bırakma terapisi veya edimsel koşullanma tekniği gibi yöntemlerle tedavi sağlanabilmektedir. Bu tedavi yöntemleriyle çocuğun düşünme şeklinin yeniden yapılandırılarak okula dönebilmesinin sağlanması amaçlanır. Modelleme, rol yapma, ödüllendirme gibi bazı terapi teknikleri tedavi sırasında kullanılabilmektedir. Ayrıca daha küçük çocuklarda oyun terapisi ile okula ilişkin kaygıların önüne geçilebilmektedir. Ergenlik dönemi gençlerinde ise hem bireysel hem de grup terapisi ile gençlerin düşük özgüven, izolasyon ve yetersizlik hisleriyle baş etmesi sağlanabilmektedir. Okul korkusunun altında depresyon, anksiyete veya sosyal fobi gibi problemler yatmakta ise psikofarmakolojik müdahale gerekebilir. Prozac gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri okul korkusuna yol açan depresyonun tedavisinde kullanılabilir. Ayrıca propranolol gibi anksiyete semptomlarını hafifleten ilaçlar da okul korkusunun anksiyeteden kaynaklandığı durumlarda tedavi için kullanılabilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: