Orta Kulak İltihabı

0
12

Tanım

Kolesteatom orta kulak ve kafa tabanı arasında bulunan bir cilt kistidir. Normalde kulak zarında bir delik olduğunda, herhangi bir cerrahi işleme gerek kalmadan kendiliğinden iyileşir. Fakat bazı kişilerde, normal iyileşme yerine kulak zarının derisi orta kulağa doğru büyür. Eğer bir enfeksiyon varsa, cilt orta kulağa doğru büyümeye devam eder ve bir tümör halini alır. Bu duruma kolesteatom denir. Kolesteatomlar kanser değildir, iyi huylu tümörlerdir. Doğuştan ya da sonradan edinilmiş olabilirler.

Sebepler ve Risk Faktörleri

Kolesteatomlar doğuştan olabileceği gibi kronik (sürekli tekrarlayan) kulak enfeksiyonlarının da sonucu olabilirler. Doğuştan gelen kolesteatomlar orta kulakta ya da kafatası kemiklerinin yakınında oluşabilir. Fakat kolesteatom en sık tekrarlayan kulak enfeksiyonları sonucunda oluşurlar.

Östaki tüpü (orta kulak ve boğaz arasında bulunan tüp), orta kulaktaki basıncı eşitlemeye yarar. Eğer östaki tüpü soğuk algınlığına, alerjilere ya da sinüzite bağlı olarak düzgün çalışmazsa orta kulağın basıncı azalır ve kulak zarını içeri doğru çekilir. Bu durum ölü deri hücreleri ve atık maddelerle dolu bir girintinin ya da kistin oluşmasına sebep olur. Bu kistler enfekte olabilir ya da büyüyebilir. Bu durum orta kulakta sesi iletiminden sorumlu küçük kemik yapıları ya da kulaktaki diğer yapıları bozabilir. Bu durum işitmeyi, dengeyi ve yüz kaslarının işlevini bozabilir.

Belirtiler

Kolesteatom kulak akıntısı, sersemlik hali ya da işitme kaybı ile kendini gösterir.

Kulak akıntısı: Kolesteatomda görülen kulak akıntısı genellikle ağrısızdır ve iyileşmeyen ve sık sık tekrarlayan tipte olabilir. Kolesteatom enfekte olursa, bu enfeksiyonu yok etmek çok zor olabilir.

Kolesteatom kan damarları tarafından beslenmediği için, ağızdan ya da damardan alınan antibiyotikler buraya iletilemez. Yüzeyel sürülen antibiyotikler enfeksiyonu baskılar fakat kolesteatom çok büyükse antibiyotik tedavisine dirençli olabilir.

İşitme kaybı: İşitme kaybı kolesteatomların sık görülen bir belirtisidir. Orta kulağı tamamen dolduran büyük kolesteatomlar sesin iletilmesini engeller ve sıklıkla kulaktaki küçük kemiklere zarar verir.

Sersemlik hali: Sersemlik ya da baş dönmesi kolesteatomun çok sık görülmeyen bir belirtisidir. Kemik hasarı iç kulağa doğru bir açıklığa sebep olduysa ya da kolesteatom üzengi kemiğinin üzerinde yer alıyorsa oluşur. Sersemlik düşündürücü bir belirtidir çünkü daha ciddi sorunların varlığına işaret edebilir.

Tanı

Kulak muayenesinde kulak zarında akıntıyla birlikte içeri doğru bir cep ya da delinme görülebilir. Ölü deri hücrelerinin birikimi mikroskopla  veya kulağı görüntülemeye yarayan araçla görülebilir. Eğer kişide sersemlik hali ve baş dönmesi varsa bunun diğer sebeplerini elemek için bazı testler yapılır. Bunlar bilgisayarlı tomografi (BT), elektronistagmografidir. BT’de kolesteatomun ne kadar büyüdüğü ve iç kulağa ya da beyine yayılıp yayılmadığı görülebilir. Aynı zamanda kulaktaki işitmeden sorumlu hangi kemiklerin etkilendiği de görülür.

Tedavi

Kolesteatom ciddi bir durumdur ve teşhis edildiğinde uygun bir tedavi gerektirir. İlaç tedavisi kulaktaki enfeksiyonu kurutmaya yöneliktir. Ağızdan ve kulak damlası şeklinde alınan antibiyotiklerle ve haftalık kulak temizliğiyle, enfeksiyon ortadan kaldırılabilir. Enfeksiyon ortadan kaldırıldığında ise cerrahi tedavi kararı verilebilir.

Kişinin ciddi bir sağlık sorunu yoksa mikrocerrahi ile kolesteatomun ortadan kaldrılması gereklidir. Zarar gören kulak kemiklerini düzeltmek, işitmeyi iyileştirmek ve kolesteatomun tamamen çıkarıldığından emin olmak için ikinci bir cerrahi gerekebilir. Eğer kemikler ilk ameliyatta düzeltilemezse, ikinci ameliyat 6-12 ay sonra yapılır. Hastanın ameliyattan sonra takip amacıyla doktor kontrollerine gelmesi önemlidir çünkü ameliyat çok dikkatli bir şekilde mikroskopik cerrahi ile yapılsa da, kolesteatomlar tekrarlayabilir. Bazı kişilerdin hayat boyu belirli aralıklarla kulak muayenesi yaptırması gerekebilir.

 

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: