Otistik Bozukluk

0
62

TANIM: Otizm ve Otistik Spektrum Bozukluğu (OSB) beynin gelişimini engelleyen bir grup karmaşık rahatsızlığın genel adıdır. Bu bozukluklar genellikle, insanlarla iletişim kurmada ve sosyal etkileşime geçmede kişinin güçlük çekmesine sebep olmakla birlikte tekrarlanan davranışlara yol açmaktadır. Günümüzde, ABD’de her 68 çocuktan birinde otistik spektrum bozukluğu görülmektedir. Otistik spektrum bozukluğu olan çocuklarda, erken teşhis konulması oldukça önemlidir. Erken başlanan otizm tedavisi çocukların sosyal becerileri ile dil kabiliyetlerinin gelişimi bakımından oldukça faydalı olabilmektedir.

BELİRTİLER: Otistik spektrum bozukluğu bulunan çocukların özellikle insanlarla olan sosyal etkileşimi ve iletişimi, davranışları ve ilgi alanları bu bozukluk sebebiyle etkilenmektedir. Otistik spektrum bozukluğu çocuklarda farklı şekillerde gelişebildiği gibi her çocuğu farklı etkiler. Bazı durumlarda çocuğun gelişiminde doğuştan bir anormallik olabileceği gibi bazı çocuklar da gelişimleri normal bir biçimde sürerken aniden sosyal becerilerini veya dil kabiliyetlerini yitirebilmektedir. Hatta bazı çocuklarda otizm, ancak dil yetenekleri sahip oldukları anormal düşünceleri açıklayabilecekleri kadar geliştiğinde anlaşılmaktadır. Dil becerisinin kaybedilmesi otizmin en sık görülen belirtilerinden biridir. Saatlerce oyuncak arabaları sıraya dizmekle uğraşmak gibi tekrarlanan anormal davranışlar da otizmin sık görülen belirtileri arasındadır. Çocuğun davranışlarında ve gelişiminde bir bozukluk olduğunu ilk fark edenler genellikle ebeveynlerdir. Ancak otizm tanısı genellikle geç konulmaktadır. Otizm tanısının geç konulmasında en büyük faktör, otizmin erken belirtilerinin ebeveynler veya doktorlar tarafından çocuğun geçirdiği bir dönem sanılması veya söz konusu belirtilerin yalnızca çocuğun gelişiminde ufak bir gecikmeye yorulmasıdır. Otistik spektrum bozukluğu olduğundan şüphelenilen çocuklar, mutlaka belirtileri tanıyabilecek, otizm tanısı koymada uzmanlaşmış bir grup doktor tarafından gözden geçirilmelidir. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezine (CDC) göre 3 ana otistik spektrum bozukluğu türü vardır. Bunlar Otizm, Asperger Sendromu ve başka türlü adlandırılamayan YGB’dir. Amerikan Psikiyatri Birliği Rett sendromu ile çocukluğun dezintegratif bozukluğu denilen iki nadir görülen bozukluğu da otizm ile olan benzerlikleri sebebiyle stistik spektrum bozukluğu olarak tanımlamaktadır.

SEBEPLER: Yakın bir tarihe kadar, otizme neyin sebep olduğu bilinmemekteydi. Günümüzde otizmin birden fazla türü olduğu ve bu sebeple birden fazla sebebi olabileceği bilinmektedir. Son 5 yılda yapılan araştırmalarda, bilim insanları otizmle ilişkilendirilebilecek bazı nadir genetik mutasyonlar keşfetmiştir. Bu genetik mutasyonların küçük bir kısmı tek başına otizme sebep olabilmektedir. Ancak otizm genellikle çocuklarda, otizm risk genleri ile erken beyin gelişimini etkileyen çevresel faktörlerin birleşimi sonucu meydana gelmektedir. Bu durumlarda otizmin sebebi hem genetik hem de çevresel faktörlerdir. Otizme genetik yatkınlığı olan çocuklarda çevresel faktörler çocuğun otizm olma riskini arttırmaktadır.

OTİZMLE YAŞAMAK: Çoğu ebeveyn, çocuklarına otizm tanısı koyulduktan sonra çocuklarına gereken bakım ve eğitimi veremeyeceklerinden endişe etmektedir. Ancak otizm, her ne kadar ebeveynlerin özverisini gerektirse de günümüzde otizm tedavisi için pek çok olanak vardır. Otizm ömür boyu süren bir gelişim bozukluğudur ancak çocuk için en uygun tedavi yöntemi benimsendiğinde, belirtilerinin hafifletilmesi mümkündür. Ayrıca otizmli çocuğun tedavi sürecinin nasıl geçeceği hakkında karar verebilmek için, gerek sosyal gerek iletişim ve dil becerilerinin gelişebilmesi için ebeveynlerce uygulanabilecek pek çok yöntem mevcuttur. Öncelikle, ebeveynler mutlaka tedavi seçenekleri tartışılırken, öğretmenlerle çocuğun eğitimi hakkında fikir alışverişi yapılırken mutlaka kendilerine sunulan seçenekleri not etmeli, gerekirse birden fazla uzmana danışarak nasıl bir yol izleyeceklerine karar vermelidir. Aynı zamanda otizmli çocukların ebeveynleri için olan destek grupları hemen hemen her şehirde mevcuttur. Ebeveynler bu gruplara katılarak ve diğer ailelerle tecrübelerini paylaşarak hem otizmle yaşamayı daha iyi öğrenmekte hem de bu süreci yaşayanların yalnızca kendileri olmadıklarının bilincine vararak durumla daha iyi baş edebilecek bir duruma gelmektedir. Özellikle her genç için zor bir dönem olan ergenlik dönemi, otizmli gençler için çok daha zor geçebilmektedir. Bu dönemde otizmli çocuklar, yaşıtlarından biraz daha farklı olduklarını idrak ederek umutsuzluk ve kaygıya kapılabilmektedir. Bu süreçte otizmli çocukların depresyon, anksiyete gibi ruhsal bozukluklar yaşaması sık görülen bir durumdur. Bazı çocuklarda ise söz konusu olumsuz duygular hırçın davranışlarda bulunmasına ve artan otistik davranışlara sebep olabilmektedir. Ayrıca ergenlik döneminde otizmli çocuk, hem cinsel olgunlaşma hem de vücutlarında meydana gelen değişiklikler hakkında kafa karışıklığı yaşayabilmektedir. Bu dönemde otizmli çocuklara vücutlarında meydana gelen değişimleri açıklamak, her daim onlara destek olmak çok önemlidir. Çocukta mental ve davranışsal bozukluklar söz konusuysa doktora gidilmeli ve gerekirse bilişsel davranış terapisi veya ilaç tedavisi ile söz konusu bozukluklar tedavi edilmelidir. Çocuğun eğitim dönemi bitmeden önce otistik spektrum bozukluğu olan genç yetişkinler için olan programlar ve tesisler hakkında araştırmalara başlanmalıdır. Aynı şekilde gelişim sürecinde otizmli çocuğa mümkün olduğunca kendisine bakabilmesi için gerekli beceriler kazandırılmalıdır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: