Özgüven Sorunu

0
67

TANIM: Özgüven sorunu, kişinin kendini yetersiz, kabul edilemez, değersiz ve sevilemez görmesidir. Kişinin bu algısı tamamen yanlış ve çarpıktır. Diğer insanlarla ilişkileri, varsayımları, düşünceleri ve hatta inançları özgüven sorunu nedeni ile zedelenebilir. Bu gibi problemler yaşayan kişiler çevrelerine karşı da güven sorunu yaşar ve insanlara olan güvenlerini kaybederler. Kişi kendini gelişmeye ve yeniliklere tamamen kapatırsa; sonuçta özgüven sorununu yenecek asıl nokta olan kişisel gelişim tamamlanmaz. Özgüven sorununa korku ve kaygı problemleri de eklenir.

SEBEPLER: Özgüven sorunu gelişmesinde varılan genel kanı, problemin çocukluktan kaynaklandığıdır. Sevilen, desteklenen, cesaretlendirilen, pozitif ilgi alan, kendisine beceriler öğretilen ve kararlarını kendisi vermesine izin verilen çocuklar kendi değerlerinin farkında olur ve geleceklerinde özgüvenleri tam bireyler olarak yetişirler. Tam tersi sevilmeyen, desteklenmeyen, cesaretlendirilmeyen, ilgi gösterilmeyen, eğitimi umursanmayan, utandırılan, aşağılanan, yalnız bırakılan ve kararlarında daima ebeveyn baskısı olan çocuklar değersiz hissedebilir, gelecekte özgüveni düşük insanlar olarak değerlendirilebilirler. Bu özgüven yerleşimi 10 yaşlarına kadar devam eden bir süreçtir. Bazı aileler çocukları için ellerinden geleni yaptıklarını söylese de işkolik olmaları ya da farklı sebeplerle çocuğa vakit ayırmayıp sorunlarıyla ilgilenmedikleri zaman çocuk kendini değersiz hissedebilir. Çocuğun materyal olarak değil manevi olarak desteklenmesi önemlidir.

SEMPTOMLAR: Özgüven sorunu beraberinde birçok başka bozukluk ve semptomla beraber seyreder. Bunlar:

-Korku ve kaygı: Özgüven problemi olan kimseler sık sık korku duyar ve kaygı bozuklukları yaşarlar. Sürekli kendileri ile ilgili bir problem olduğunu düşündükleri için kişiler bir hata yaptıkları ve bunu herkesin farkında olduğu psikolojisine girerler. Bu kendilerinin yetersizlik, sevimsizlik ve eşitsizlik hislerini pekiştirir. Yalnızlık, utanç, depresyon, ve bitkinlik kişiyi panik atağa sürükleyebilir.

-Özgüven sorunu atakları: Panik atak ile karıştırılabilir. Kişinin depresyon ve çökkünlük hissine kapıldığı ataklardır. Bazen saatler, bazen günler sürebilir. Atakları yaşayan kişiler kendilerini izole ederler. Sessizliğe bürünür ve kötü bir şey söylemekten çekinir, hiç konuşmamaya çalışırlar. Reddedilme korkusu yaşadıklarından başkalarıyla temasta bulunmaktan kaçınırlar. Yetersizlik hislerinden dolayı ihtiyaçları olsa dahi yeni bir iş ya da daha iyi bir iş aramak istemezler. Yalnız başlarına olmaktan çok korktukları için her ne kadar yıpratıcı olursa olsun hayatlarındaki ilişkilere sıkı sıkıya sarılırlar. Bu ataklar çoğunlukla kişi kendini toplum içinde utanmış hissettikten ya da yanlış bir şey söylediğine kendini inandırdıktan sonra ortaya çıkar.

-Depresyon: Depresyonların bir çoğunun sebebi kendine güven sorunlarından kaynaklanır. Sosyal beceriler, başarı, sosyal ve romantik ilişkilerde kendilerini sürekli yetersiz hissettiklerinden ve yeni şeyler denemeye korktuklarından depresyon haline itilirler. Sürekli bugünleri ve yarınları ile ilgili umutsuzluk duyguları hakimdir.

-Aşırı hassasiyet: Güvensizlik problemi yaşayan hastalar kendilerini sürekli yetersiz gördüklerinden başkalarının da öyle gördüğünü düşünürler. Bulundukları ortamda gülüşen birileri varsa üzerlerine alınırlar. İnsanların kendilerini kullandıklarına inanır, saygı duymadıklarını düşünürler. Sosyal çevrelerinde bu gibi durumlar konusunda sürekli alarmdadırlar ve hemen alıngan hareketler sergilemeye başlarlar.

-Tetikte olma: Sürekli korku içinde yaşadıklarından devamlı tetiktedirler. Çevredeki durumlardan kendilerine sürekli olumsuz bir pay çıkartma, reddedilme korkusu ve kaygı bozukluğu devamlı tekrar eder.

-Kişisel sınır sorunları: Güvensizlik problemi yaşayan hastaların bir çoğu, fakir ya da kendilerine yeterli özel alan ve düşünme alanı sağlayamayan ailelerden gelirler. Bireysellik ve yaratıcılık gelişim sürecinde kötü etkilenmiştir, kişi hiç kendisine ait nesnelere sahip olamamış, olmuşsa da elinden alınmıştır. Bu gibi geçmiş hikayeleri olan hastalar hislerini paylaşmakta güçlük çeker ve sergiledikleri davranışların doğruluğundan hiç emin olamazlar. Sürekli bunları düşünmek kişide özgüven problemi yaratır.

TEDAVİ: Özgüven sorunu problemini çözmek için önce tekrarlayan krizleri önlemek gerekir. Bilişsel davranış terapisi özgüven sorununu tedavi etmede çok faydalıdır çünkü önce sorunun kökenine iner ve neyin buna yol açtığını saptar. Davranış terapisi kişinin düşünce, inanç ve fikirlerine odaklanır ve bu düşünceleri değiştirerek kişinin davranışlarını değiştirmeyi hedefler. Yeni davranış şekilleri denemek için kişiyi cesaretlendirir ve bunun kişinin hisleri üzerindeki etkisini ölçer. Özgüven sorunu tamamen psikoterapi ile çözülebilecek bir sorundur ve ilaç tedavisi ancak depresyon, kaygı bozukluğu gibi semptomları önlemekte faydalıdır. Asıl problem saptanmalı ve çözülmelidir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: