Sağırlık

0
17

Tanım:

İşitme kaybı ya da sağırlık, kişinin sesleri duyamamasıdır. İşitme kaybı işitme duyusunun herhangi bir aşamasındaki bir probleme bağlı olabilir. Dış kulak yolunun tıkanması, yaşa bağlı değişiklikler veya beyin hasarı sonucu sağırlık oluşabilir.

İşitme kaybı iç kulaktaki işitme siniri zarar gördüğünde ya da ses dalgaları iç kulağa ulaşamadığında olabilir. Tedavi edilmeyen işitme problemleri daha kötüye gidebilir. Olası tedaviler arasında işitme cihazları, ilaçlar, terapiler ve cerrahi bulunur. Dünya Sağlık Örgütüne göre tüm sağırlık ve işitme kaybı vakalarının yarısı koruma, erken teşhis ve tedavi ile önlenebilirdir.

Belirtiler:

İşitme kaybı hafif, orta ve ileri derecede olabilir. Hafif derecede işitme kaybı olan kişiler özellikle gürültülü ortamlarda konuşmaları takip etmekte güçlük yaşarlar.Orta derecede sağırlığı olan kişiler işitme cihazı kullanmadan kounşmaları takip etmekte güçlük yaşarlar Sağırlık ileri derecedeyse, kişiler işitme cihazı kulansa bile konuşmaları dudak okuyarak takip ederler ve öncelikle işaret dilini kullanmayı tercih ederler.

Diğer bir işitme problemi olan kulak çınlaması, işitme sistemi ile ilgili problemler olduğuna işaret eder ve yaşlı kişilerde işitme kaybının ilk işareti olabildiği gibi ilaçların yan etkisi de olabilir.

Presbiakuzi, yani yaşlılığa bağlı işitme kaybı özellikle yüksek tınılı seslerin anlaşılmasını güçleştirir. Örneğin kişi yanında çalan telefonu duyamazken yoldan geçen bir arabanın gürültüsünü duyabilir. Presbiakuzi genellikle iki kulakta görülür ve zaman içinde gerçekleşir. Bu sebeple presbikuziye sahip kişiler işitme kayıpları olduğunu fark etmezler.

Sebepler ve Risk Faktörleri:

İki tip işitme kaybı vardır. Birinde iç kulaktaki işitme siniri zarar görmüştür ve bu genellikle kalıcıdır. Diğerinde ise ses iç kulağa ulaşamaz. Bunun sebepleri arasında kulağın kulak kiriyle tıkanması, kulakta sıvı birikmesi ya da kulak zarının delinmesi bulunur. Bu tip işitme kayıpları tedavi ve cerrahi yöntemlerle geri döndürülebilir.

Sağırlığın en sık görülen sebepleri arasında yaşa bağlı işitme kaybı (presbiakuzi), bazı ilaçlar, akustik nöroma adı verilen yavaş büyüyen ve kanser özelliği olayan bir tümör ve uzun süre gürültüye maruz kalmak bulunur.

Ayrıca uzun süren ve tekrarlayan kulak enfeksiyonları, menenjit, kızamık, kabakulak, Meniere hastalığı (vertigo, kulak çınlaması, işitme kaybı ve kulakta sıvı birikmesi ile görülen bir hastalık) ve odituvar nöropati (iç kulaktan beyine giden işitme sinyallerinin bozulması) gibi hastalıklar işitme kaybına sebep olabilir.

Çocuklarda sağırlığın en sık görülen sebepleri kalıtsal (silesel geçişli) durumlar, hamilelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, kafa travmaları ve kulakta sıvı birikmesidir.

60 yaşının üzerindeki kişilerin üçte birinde, 85 yaşın üstündeki kişilerin ise yarısında işitme kaybı bulunmaktadır. Doğan her 1000 çocuktan 3 tanesinde doğuştan sağırlık ya da işitme bozukluğu vardır ve doğuştan sağırlığı olan her 10 çocuktan 9’unun anne babasında duyma ile ilgili bir problem yoktur. İş yerinde ve boş zamanlarında yüksek sese ve gürültüye maruz kalan kişilerde ise işitme kaybı sıklıkla görülür.

Tanı:

İşitme kaybının ya da sağırlığın tanısında doktor kişinin belirtilerini değerlendirir ve muayene eder. Doktorlar genellikle işitme kaybının türünü anlamak için işitme testleri ve bir akort çatalı (diyapozon) ile testler yaparlar yaparlar.

Odyometri işitme testlerinin ilk basamağıdır. Bu testte kişiye kulaklık takılır ve farklı frekanslarda sesler dinletilir, kişi sesleri duyduğunda elini kaldırır ve sonuçlar normal işitme değerleriyle karşılaştırılır.

Konuşma odyometrisinde konuşmanın anlaşılması için sesin ne kadar yüksek olması gerektiği ölçülür.

Timpanometrik testlerde sesin kulak zarından orta kulağa ne kadar iyi geçtiği ölçülür. Anormal test sonuçları sesin iletiminde sorun olduğunu gösterir.

Akort çatalı (diyapozon) ile yapılan testlerde sesin iletiminde mi yoksa sinirlerle algılanmasında mı problem olduğu ölçülür.

İşitsel beyin sapı davranımı kulaktan gelen sinyaller sonucunda beyin sapından gelen sinir uyarılarıdır. Bu testle kulaklardan beyine ne tür sinyaller geldiği anlaşılır. Bu test yenidoğanlarda tarama amacı ile kullanılabilir.

Elektrokokleografi ile kokleanın elektriksel aktivitesi ölçülür. Bu testle yeni doğanların ya da küçük çocukların işitme kaybının derecesi belirlenebilir.

Otoakustik emisyon testi ile iç kulak uyarılır. Bu uyarı sonucunda kulağın kendisi bir ses üretir ve bu sesler kaydedilir. Bu test yenidoğanların taramasında önemli bir yer tutar ve aynı zamanda işitme kaybının sebebini gösterir.

Nörolojik muayenesinde ve işitme testlerinde belirli bulguları olan hastalar kafa MR’ına yönlendirilebilir. Böylece kulağın belirli rahatsızlıkları, beyinden ya da kulağın yanındaki sinirlerden kaynaklanan tümörler görüntülenebilir.

Tedavi:

Hastalığın tedavisi sağırlığın sebebine ve şiddetine göre değişir. Örneğin çoğu işitme kaybı yaşlanmadan ve gürültüden ötürüdür ve ilerleyici ve geri döndürülemezdir, işitme cihazları yardımıyla işitme sağlanır. Birkaç tip işitme kaybı cerrahi tedavi ile düzeltilebilirdir. İşitme kaybı olan ya da sağırlığı olan kişilerin hayatlarını daha iyi koşullarda devam ettirebilmeleri için duymaya yardımcı olacak pek çok cihaz bulunur.

İşitme cihazları, işitme kaybı ile birlikte konuşmayı anlama güçlüğü çeken kişilerde, sesi yükselterek işitmenin daha iyi olmasını sağlar. Bu cihazların kullanımı kişinin topluma karışmasınfa etkili olabilir veya olmayabilir. Bazı kişiler işitme cihazları olmadan hayatlarını sürdüremeyeceklerini, çünkü çevreleriyle ilişki kurmalarını sağlayan tek şeyi o olduğunu söylerken bazı kişiler ise işitme cihazının görüntüsünden utanırlar ve sosyal bir ortamda sessiz kalmayı tercih ederler.

Cerrahi operasyon işitme kaybının sadece belirli birkaç tipi için tedavi edicidir. Bunlar orta kulak enfeksiyonuna bağlı orta kulakta sıvı biriktiğinde kulak zarına tüp takılması, eğer akustik nöroma tümörü varsa radyoterapi ve cerrahi müdahale ile çıkarılması, orta kulak kemiklerinden biri olsn üxengi kemiğinde şekil bozukluğu varsa bunun düzeltilmesidir.

Koklear implantlar tek kulağında ya da iki kulağında işitme kaybı olan kişilerde işitmeyi sağlarlar. Kokleadaki işitmeyi sağlayan siniri elektriksel olarak uyararak çalışırlar. Koklear implantların maliyeti yüksektir ve efektif olarak çalışması için programlama gerektirirler.

Koklear implant kullanan kişiler bakteriyel menenjit (beyin zarı iltihabı) yönünden risk altındadırlar. Bu nedenle menenjit aşısı yaptırmaları önerilir. Çocuk yaştaya da ileri yaşta işitme problemi yaşayan kişilerin rehabilitasyon programına alınması ve bu cihazları kullanmak için teknik açıdan desteklenmesi gerekebilir. Bazı çalışmalar implantlar çok erken yaşta takıldığında ve rehabilitasyonla desteklendiğinde  işitmenin ve konuşmanın iyi seviyelere geldiğini göstermiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: