Soğuk Algınlığı

0
81

Tanım

Soğuk algınlığı, üst solunum yollarının viral enfeksiyonudur. Üst solunum yolları burun ve boğazdan meydana gelir. Soğuk algınlığı ciddi bir hastalık değildir, ancak bazen çok ağır geçebilir. Burun akıntısı, boğaz şişmesi, öksürük, gözlerin sulanması, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi şikayetlerden herhangi biri veya hepsi bulunabilir. Dünya üzerinde soğuk algınlığına sebep olan 100’den fazla virüs bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kadar çeşitli etken varlığında bulgu ve belirtiler de oldukça çeşitli olmaktadır. En sık soğuk algınlığına sebep olan etken ‘rhinovirüs’lerdir. Soğuk algınlığı olgularının %10-40’ında rhinovirüsler saptanmaktadır.. Soğuk algınlığı olgularının %20’sinden ise ‘coronavirüs’ler sorumludur. %10 soğuk algınlığı olgusunda ise respiratory syncytial virus (RSV) ve parainfluenza virüs izole edilmektedir.

Okul öncesi çağdaki çocuklar, soğuk algınlığı açısından en yüksek risk altında olan yaş grubudur. Ancak sağlıklı yetişkinler bile yılda birkaç kez soğuk algınlığı geçirebilmektelerdir. Soğuk algınlığı geçiren birçok insan evden çıkamaz. Bu nedenle okul devamsızlıklarının ve iş gücü kaybının önemli bir nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Genelde soğuk algınlığı bir veya iki hafta içerisinde düzelir. Eğer düzelme görülmezse hastaneye başvurulmalıdır.

Bulgu ve Belirtiler

Soğuk algınlığı bulgu ve belirtileri genelde etkene maruz kalınmasından 1-3 gün içinde başlar. Genel ve en sık rastlanılan bulgu ve belirtiler şu şekildedir: burun akıntısı, burunda doluluk, kaşıntılı ve şişmiş boğaz, öksürük, burun ve göğüs tıkanıklığı, hafif vücut ağrıları, hafif baş ağrısı, hapşırık, gözlerin sulanması, düşük dereceli hafif ateş ve hafif yorgunluk. Hastalık sürecinde burundan gelen akıntının kıvamı koyulaşabilir, sarı veya yeşil renk alabilir. Soğuk algınlığını diğer viral enfeksiyonlardan ayıran önemli bir özellik, ateşin yüksek olmamasıdır. Ayrıca soğuk algınlığında aşırı bir yorgunluk görülmez. Öksürüğün sebebi burundan boğaza akan mukustur (burun salgısı).

Yetişkinlerin; 39.4 C veya üzeri ateşlerde, terleme ve üşüme durumlarında, öksürükle beraber renkli balgam gelmesi durumunda ve ciddi sinüs ağrısı durumunda doktora başvurmaları gerekmektedir.

Çocuklar genelde soğuk algınlığını yetişkinlerden daha ağır geçirirler. Çocuklarda komplikasyon gelişme olasılığı da daha yüksektir. Çocuklarda tipik soğuk algınlığı hastalığında evde tedavi yeterlidir. Ancak bu gibi durumlarda doktora başvurulmalıdır: 12 haftalığa kadar olan bebeklerde 38 C’den yüksek ateş, herhangi bir yaştaki çocukta 40 C üzeri ateş, dehidratasyon (vücutta su kaybı), sıvı alımının azalması, kusma, karın ağrısı, uykuya meyil, aşırı baş ağrısı, ense sertliği, nefes almada güçlük, devamlı ağlama, kulak ağrısı ve geçmeyen öksürük.

Sebepler

Soğuk algınlığına sebep olan virüsler vücuda ağızdan, gözden veya burundan girerler. Virüsler havadaki su damlacıkları ile yayılırlar. Virüsü solunum yollarında taşıyan bir kişi hapşırdığında, öksürdüğünde ve konuştuğunda bu virüsler damlacık yoluyla havaya dağılırlar. El sıkışma ile de virüsler yayılabilirler. Eğer virüsü taşıyan bir kişiyle el sıkıştıktan sonra kontamine (virüs bulaşmış) elin  göz, burun, ağız gibi bölgelere götürülmesi ile virüsler vücuda alınabilir.

Risk Faktörleri

Soğuk algınlığı virüsleri ortamda her zaman vardır. Ancak bazı durumlarda hastalığa yakalanma riski artar.

Yaş, hastalığa yakalanmada önemli bir faktördür. Bebekler ve okul öncesi çağdaki çocuklar, bağışıklık sistemleri tam gelişmediği için hastalıklara daha açıktırlar. Bunun haricinde; diğer çocuklarla çok vakit geçirmeleri, hijyen ve temizlik kurallarına dikkat etmemeleri gibi nedenlerden dolayı bu çocuklarda bulaş riski artmaktadır. Yenidoğanlarda soğuk algınlığı daha ciddi olabilir.

Bağışıklık sistemi de hastalığa yakalanmayı etkileyen faktörlerdendir. İnsanlar büyüdükçe bağışıklık sistemleri de güçlenir. Çocukluk dönemlerinden daha az soğuk algınlığı geçirmeye başlarlar. Ancak bağışıklık sistemi zayıfladığı bir anda virüse maruz kalmak, soğuk algınlığını başlatabilir.

Risk etkenleri arasında mevsimsel faktörler de yer almaktadır. Sonbahar ve kış aylarında hem çocuklar hem yetişkinler soğuk algınlığına daha sık yakalanırlar.

Tedavi

Soğuk algınlığının etkene yönelik tedavisi yoktur. Antibiyotikler virüslere karşı etkisizlerdir. Tezgah üstü soğuk algınlığı ilaçlarının da tedavide etkinliği kanıtlanmamıştır. Bu ilaçların ayrıca bir çok yan etkisi bulunmaktadır. Semptomatik tedavi için burun spreyleri, ağrı kesiciler ve öksürük ilaçları sıklıkla kullanılmaktadır. Burun spreyleri birkaç günden fazla kullanılmamalıdır. Öksürük ilaçları da otoriteler tarafından önerilmemektedir. Ağrı kesiciler hastayı rahatlatmak için kullanılabilir ancak ciddi yan etkileri olabileceği unutulmamalıdır.

Tedavide en etkili yöntemler ev tedavisi yöntemleridir. İstirahat, tedavide en önemli noktalardan biridir. Buna ek olarak yeterli sıvı alımı ve sağlıklı beslenmek de tedavide diğer önemli noktalardır. İbuprofen ve parasetamol gibi ağrı kesici ve ateş düşürücüler, hastalık semptomlarını rahatlatmak için kullanılabilir ancak bu ilaçların ciddi yan etkileri olabileceği göz ardı edilmemelidir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: