Yeme Bozukluğu

0
67

Tam adı anoreksiya nervoza olan bu hastalık, ciddi bir yeme bozukluğudur. Tüm yaştan kadın ve erkekleri etkileyebilir. Bu kişilerin sağlığı ciddi şekilde bozulabilir ve yaşamları tehlikeye girebilir. Hastalık, üç ana özellik ile kendini gösterir: Sağlıklı bir vücut ağrılığına sahip olmayı ve bunu devam ettirmeyi reddetmek, kilo almaktan ciddi biçimde korkmak, bozulmuş vücut görüntüsü.

Anoreksiya nervoza hastası kişiler, vücut ağırlıklarını olabildiğince düşük tutarlar. Bu kişiler, gün içinde yemelerini kısıtlayarak, kendilerini kusturarak ve aşırı egzersiz yaparak bunu sağlarlar. Bu bozukluk, vücut şekli ve kiloyla ilgili bir anksiyeteden kaynaklanır. Kişiler şişman olmaktan korkarlar veya ince bir yapıya sahip olmayı arzularlar. Bu kişilerin bir çoğunda, kendilerini algılama bozukluğu vardır. Zayıf oldukları halde şişman olduklarını düşünürler. Anoreksiya sıkça genç kızları ve kadınları etkiler, ancak günümüzde erkek çocuklarında ve yetişkin erkeklerde de sıklığı artmaktadır. Hastalık, ortalama 16-17 yaşlarda ortaya çıkar.

Sebepler ve Risk Faktörleri

Anoreksiyanın kesin sebebi bilinmemekle beraber bazı etkenlerin birleşmesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Psikolojik faktörler: Anoreksiya hastası birçok insan ortak kişilik ve davranış özelliklerine sahiptir. Bu özellikler arasında; depresyona ve anksiyeteye eğilim, stresle başa çıkmada güçlük çekme, geleceğe dair aşırı kaygılı olmak, korku duymak ve şüpheci olmak, mükemmeliyetçilik, duygusal olarak bastırılmış olmak, obsesif ve kompulsif durumlar ve fobiler bulunmaktadır.

Çevresel faktörler: Ergenlik, anoreksiyaya zemin hazırlayan önemli bir çevresel faktördür. Hormonal değişikliklerin ve stres, anksiyete, özsaygı eksikliği gibi durumların anoreksiya hastalığını tetikleyebileceği düşünülmektedir. Batı kültürü ve batı toplum özelliğinin de rolü olabileceği düşünülmektedir. Medya ve diğer çeşitli çevresel faktörler ile genç kızlar ve genç erkekler, zayıf ve kusursuz olmaya özendirilmektedir. Diğer çevresel faktörler arasında; vücut biçimi ve kilosu ile ilgili zorbalık, okulda sınav stresi, dans ve atletizm gibi zayıf olmanın ideal görüldüğü bazı hobi veya ilgi alanları, ailevi problemler, fiziksel veya cinsel istismar gibi etkenler bulunmaktadır. Anoreksiya hastalığı sıklıkla kilo verme amaçlı başlayan ve giderek kontrolden çıkan bir diyet yapma kararı ile başlar.

Biyolojik ve Genetik Faktörler: Beyin fonksiyonlarındaki değişikliklerin ve hormon düzeylerindeki bozulmaların, anoreksiya hastalığında rolü olduğu düşünülmektedir. Bu değişimler, beyindeki iştah merkezini etkiliyor olabilir. Ayrıca bu değişimler, yemek yedikten sonra suçluluk hissi ve anksiyete oluşmasına sebep olarak, yemek yememeye ve aşırı egzersiz yapmaya sebep oluyor olabilir. Ailesinde yeme bozukluğu olan kişilerde anoreksiya hastalığı geliştirme riskinin daha fazla olduğu düşünülmektedir. Bu da hastalığın kökenine dair genetik faktörlerin de etkili olduğunu düşündürmektedir.

Bulgu ve Belirtiler

Anoreksiya hastası kişiler, aile ve arkadaşlarına yeme alışkanlıklarıyla ilgili yalanlar söylerler. Tok olduklarını, yakın zamanda yemek yediklerini iddia ederler. Bulgu ve belirtiler şöyle sıralanabilir: Öğün atlama, öğünlerde çok az yemek yeme, yağlı yemekleri yemeyi reddetme, besinlerle aldıkları kalorileri obsesif biçimde hesaplama, yemeği bitirdikten sonra kusmak için sofradan hemen ayrılma; iştah kesici ilaçlar, laksatifler (ishal yapan ilaçlar), diüretikler (vücuttaki suyu atan ilaçlar) kullanma, sık tartılma, ayna karşısında kendini sıkça kontrol etme; baş dönmesi, saç dökülmesi, kuru cilt gibi fiziksel problemler.

Anoreksiya; depresyon, aksiyete, öz saygı eksikliği, alkol kullanım bozukluğu ve kendine zarar verme gibi diğer psikolojik problemlerle ilişkili olabilir.

Fiziksel semptomlarından bazıları; kilo kaybı, zayıf görünüm, anormal kan sayımı değerleri, yorgunluk, insomniya (uyuyamama), baş dönmesi, bayılma, kabızlık şeklinde sıralanabilir. Duygu ve davranışsal bazı semptomlar ise; yemekler hakkında çok düşünmek, yemeyi reddetmek, açlığı reddetmek, kilo alma korkusu, yediği miktar hakkında yalan söylemek, duygusuz görünüm, cinsel istekte azalma, depresyon durumları olarak belirtilebilir.

Tedavi

Genelde tedavide psikolojik terapi uygulanır ve güvenli bir biçimde kilo almak için planlanmış bir beslenme önerisi oluşturulur. Tedaviyi yürütmesi gereken sağlık ekibi; aile hekimi, psikiyatrist, uzman hemşireler ve diyetisyenlerden oluşmalıdır. Genelde tedavi, ayaktan tedavi şeklindedir. Ancak ciddi olgularda hastaneye veya yeme bozukluklarında uzman kliniklere yatış planlanır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Merak ettiklerini yorum olarak gönder!

Yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz: